Aşk farklı alemlerde yaşamaktır
Aşk yaşamdan ölüme kaçamaktır.
Aşk kovana sokulan bir çomaktır.
Aşk Ağrının doruğunda yanmaktır.
Birgün bana leyli güzel
Gidem dedi aşka doğru
Şu gönlümün meyli güzel
Bilmem gayri başka doğru
Sene 1881’de
Selanik de
Sarı saçlı, mavi gözlü bir çocuk
Dünyaya geldi
Kim bilebilirdi
Küçük Mustafa bir gün
Bu gün alkolü bıraktım Nalan
Bunu zaten en çok sen istiyordun
Biliyorum Nalan
Şu halime çok üzülüyordun
Sokaklarda artık naralar atmayacağım
Hep deriz ki; ‘Boşver işte olmuş’
Her olmuşun ardında
Ya doğmuş vardır
Ya da ölmüş.
ŞAHİNİM
Şahini vurmuşlar düşmüş yerlere
Bir daha göklere çıkamam diye
Kendini sakın üzme şahinim
Senindi gökler kaldı ellere
Sen giderken ardından karanlık bir gece
Ve sen giderken peşinden çözemediğim binlerce bilmece
Sen giderken elinde kanlı hançerleri
Canıma kastediyor hayatımın karanlık katil geceleri.
Sen var ya sen
Kime ne yazıyorsam sanane bundan
Dağa, toprağa, taşa yazarım
Dudağa, göze, kaşa yazarım
Kışa bahara yaza yazarım
Ay'a Güneş'e Yıldız'a
Gönlümün çok sevdiği
duygularımı sorma bana
keşke!
sana
aşk diyebilsem
biliyorum O
vefasızın biri ama
Ben tam altı yaşımdayım
Arkadaşlar çeşit çeşit oyunlar oynuyorlar
Gülüyorlar, eğleniyorlar, koşuyorlar
Benim bildiğim bir tek oyun var
Körebe…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!