Aglayınız çürüyene kadar
Beklemeyin nehirlerde yıkanmayı
Su aynı akmayacak nasıl olsa
Çürümüş hava
Çürük domates
Çürük Sevgi
Bakidir gökkubede herşey
Öncekilerin sesi dolaşır
Peronda durdu tren
Peron kalabalık
Herkes yabancı /uzak
Sus dalından ayrılmış
öyle bir öylesin ki
bırakmıyorsun dolu dolu
sana ??????????????
afiyet olsun...
gül kokuyorsun
şiddetli ve hırçın kokuyorsun
güne küsmeyensin ama
olmaz anındasın gecenin
sebepsiz bir ayrılık telaşındasın
bedenime sığmıyorsun
Senden söz edeceğim
Nasıl bir hüzün gözbebeginin içinde ki dokunsam
Mısra mısra dökülecek
Karanlık kalabalıklar kapımızda
Yakın bir gelecek bekliyor bizi
Ne olur ağlama
Bak şu an seni kıskandı dost
Seni anlattım
Nasıl anlattıysam..
ben seni farkettiğim an sen habersiz aktın dicle gibi
ben seni istedim sense korktun/ güneşten yanmıştın
ezberin bozulsun istedim/ güvenli yer aradın serçe misali
ve buluştuk gece örttü tüm günahlarımızı/ ikimizin bildiği
bundan sonrası kırkikindi yağmuru isteyene
cesaret her sabah açabilen oyun çocuğu dur
Benim annem
Adı zarife
Namı Altun Ana
Her daim safrası ağrıyan
Dalım ağrıyor oğul
Ben üzülürsem yaprak döken
Sokağı severim
Yanımda olanlarla
Lamba altında
Meyhaneye girmeye gerek yok
Oyun çocuğunu severim
İzlemeye gerek yok
sen madendeyken gürül gürül akar sular
ve sen farkındamısın baharın geldiğinden
sen madendeyken her canlı yenilemeye geçmiştir kendini
baretinden sızan ışık ne kadar mesafeyi gösterir aklın evindeyken
sen vurdukça kazmayı çocuğun sütü mü çoğalır
sen vurdukça kazmayı yarinin hasreti mi diner




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!