Sevda değil bizimkisi
Hüznün hicaz makamı
Seni öptüğüm hastane yolu yok artık
Hastalar taşınmışlar oradan
Bize şahit olan tren yolcuları
Hicaz mı Hüseynimi bilmem ama
Hicran makamındayım
İstasyon yolunda
Eline değdi elim
Dudağına değdi dudağım
Gözlerine gelince uyuduk
Bahar gelmiş
Neyime
İlk önce paltom bıraktı
Sevdim onu biliyorum
Sevilmek mi
İlk önce tenin bıraktı
Elbet dönüp bakacaksın
Gölgenin bıraktığı ize
Gece olsa bile hissedeceksin
Seni senle vurmaları ..
Yarayı ancak yarası olan hisseder
Vuran uykunun hazzındadır artık..
Ey seyrine doyamadığım
Ey cemal'in de özüm bulduğum
Akıtır gözyaşım hicranımı
Ah çeken dillerime
Sana varmayan yollarıma
Sensiz geçen yıllarıma
sırrın asfaltında kadınlar
başlarında yemeni
öteden beri üç renk
sırtında gülümsemesi açmamış fıstık
ve babalarından önce büyümek isteyen çocuklarla yürürler
su verebilmek için pamuğa
Ölü kentlerden ölü çocuklar dogar
Elim elim illede benim elim
Bilmeden gebe olan doğumların eli
Benim elim. ..
Sermaye sınıfını kendi sınıfımdan
yarattım
hangi parktı bilmiyorum
ismini yazdım bank a
senden habersiz
matematik yazdım
edebiyat yazdım
tanrı yı senle sorguladım..
Uzun yolları severim
Aklıma takılan onca sorunun cevabını ararım
Her durakta her molada
Hele ki yolun kendi hikayesi de varsa
Örneğin uzun zaman olmuş/diyelim üç yıl
Yazı kışı güzü baharı ile koca üç yıl
Bazen basit bir söz bir günü bitirmeye yeter de artar bile.
Hayat en sade anlamı ile bir "yol"dur. Onu karmaşık hale getiren senin"yol"u yürüme biçimindir.
Basit olan sevmektir. Karmaşık olan ise ;ona nedenler yüklemektir. Unutulmasın ki her neden; gönül kuşunu daldan uçuran en belirsiz gerekcelerdir. İnsan bu gerekçelerden ürkmelidir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!