Akl-ı selîm insanın, adâlettir ilkesi
Haksızlık yapanlara, aslâ dinmez öfkesi
Şöyle bir bak Kudüs’e, haydutlar kol geziyor
Küfür tek millet olmuş, düştü artık maskesi.
Zâlimlerin yasası, kan, gözyaşı ve zulüm
(Allâh’ın bir lütfû, hayrâttır dağlar)
Başında bulutlar, gümüşten bir taç
Bağrında her nîmet, merhemdir ilaç
Özgürlük isteyen, hep sana muhtaç
Çağlardan çağlara, ses veren dağlar
Başında gezerken, kara bulutlar
Dilleri tutulmuş, lâla dönersin
Bitince hayâller, bütün umutlar
Bin yerden kırılmış, dala dönersin
Vefâdan bî-haber, dostların varsa
Sensizlik kalplerde, hüküm sürmesin
Adını anmayan, ikbâl görmesin
Seni ulvî bilmez, yüzler gülmesin
Bayrağım, bayrağım; şânlı bayrağım
Özgürlük rûhuyla, burca erensin
Bir sadâ sarnıcıdır, gönlümüzün âvâzı
Öyle bir ân gelir ki mızrâbsız çalar sâzı
Dinmez olur sînede, hem efkârı hem nâzı
Sükûtun çığlığında, kuşa benzer pervâzı.
Bir şâir göçerken, yalan dünyâdan
Kelimeler mahzûn, bin elem bağlar
En derin duygular, susarken o an
Şiirler yas tutup, sessizce ağlar
Zamânın aynası, gam gibi vurur
Bir selâm bir tebessüm, dostluğa bir mihenktir
Lisânı sevgi olan, hâreli bir âhenktir
Aydınlık bir çehreyle, sabâhın fecri gibi
Lisânı sevgi olan, hâreli bir âhenktir.
Dost bakış ki canda can, mevsimi bahar eyler
Bir ses ver ki derinden, tâ yürekten çağlasın
Bin söz değil bir özle, ahde vefâ bağlasın
Yansın sînem tutuşsun, mahzun gönlüm ağlasın
Bin söz değil bir özle, ahde vefâ bağlasın.
Biz, biz olmalıyız, öze dönerek
Kardeşlik ahdine, yemin ederek
Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı; hepsi tek yürek
Tüm şerli güçlere, defol diyoruz
Türküler, halaylar, zeybeğimiz bir
Bir mânevi iklimdir, Isparta’nın havası
Huzûr verir insana, dağı taşı ovası
Nice değerler var ki, her biri nûr deryâsı
İrşâda hep davettir, onların tüm davası
İrşâd: Doğru yolu gösterme, doğru yola yöneltme, gafletten uyandırma, uyarma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!