Gül damlasın senin, gönül suyuna
Bakmaya kıyamam, fidan boyuna
Kurban olam senin, asil soyuna
Bir ömür doymadım, güzel huyuna
Bakışın gülüşün, bir inci gibi
Gün batarken her akşam, kuşlar döner yuvaya
Kararınca gökyüzü, başlar tatlı uykuya
Çarpar kalpler durmadan, Allah için duaya
Tân ağarır, uyanır; kanat çırpar uzağa
Belki de göçüp gider, özlediği sılaya
Hüznün kemendini sardı, akşamın loş ışıkları
Beni benden aldı birden, sardı hüzün bulutları
Gözler nemli, kalp elemli; kırdı bütün umutları
Beni benden aldı birden, sardı hüzün bulutları
Güneş ufukta nazlanır, buruk eder umutları
Hilâlin gölgesi düşmüş, göz üstünde kaş olmuş
Deli gönlüm sevdâlanmış, el dilinde söz olmuş
Gamzesinde güller açmış, gül yüzünde ben olmuş
Deli gönlüm sevdâlanmış, el dilinde söz olmuş
Hicrânı meltem esti, yine mahzun gönlümde
Nice elemler geçti, çile dolu ömrümde
Aylar yıllar tükendi, hepsi sessiz biçimde
Nice elemler geçti, çile dolu ömrümde
17 Mart 2013 – ISPARTA
İnsana insan diyen, insanı bilmek gerek
İnsanı insan yapan, lisânı bilmek gerek
İnsana insan diyen, insanın can özüdür
İnsanı insan yapan, YARATAN'ın sözüdür.
İstanbul’un tarifi; canlı tarih demektir.
Medeniyet beşiği, ilim tahsil demektir
İstanbul’um taşıyla, toprağıyla cennettir.
Tarifsiz doğasıyla; bulunmaz bir nimettir.
Kader tecellidir, her bir olaya
Yazılan gelirmiş, kulun başına
Bu dünyâ sınavdır, yabana atma
Sözüm nasihattir, sakın unutma
Meyletme ne olur, dünyâ malına
Kafalar çok(kafam karma) karışık, anlaşılmaz konu var
Her konunun içinde, binlerce kez soru var
Şefkat tokadı gerek, nefse itirazım var
Her insanın nefsinde, biraz acı gerçek var
Şeytan nefse daldırır, aldatır gözü boyar
(Kâinatı halk eden, yeri göğü süsleyen)
Kâinatı yaratan, yeri göğü donatan
Her şeye muktedirsin, Sen Yüce Mevlâ’m, Mevlâ’m
Rahmansın Sen Râhimsin, her şeye muktedirsin
Her şeye de Kâdirsin, Sen Yüce Mevlâ’m, Mevlâ’m




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!