Her damla su bizlere, ilâhî bir rahmettir
Yaratılan her cana, Yüce Hakk’tan nîmettir.
Kuruyan topraklara, sararan yapraklara
Çatlayan dudaklara, ne güzel bir hikmettir.
Şu karşıki dağdan, esen bir rüzgâr
Gönlümün türküsü, sesinde çağlar
Vurdukça yankısı, efkârım başlar
Beni benden alıp, mâzime bağlar.
Gökyüzünde kuşlar, çığlıkla geçer
Şu karşıki dağdan, esen bir rüzgâr
Gönlümün türküsü, sesinde çağlar
Vurdukça yankısı, efkârım başlar
Beni benden alıp, mâzime bağlar.
Gökyüzünde kuşlar, çığlıkla geçer
(AKŞAM SEFÂSI)
Şu karşı yamaçta, ulu bir çınar
Yanında câna cân, katan bir pınar
Gölgesi esenlik, veren bir bahâr
Daldırır insânı, engine doğru.
Şu kısacık hayâtta, hızla geçiyor zamân
Öyle bir ömür sür ki, kalsın tatlı hoş sadân
Son vedânın ardından, tebessüm olsun edân
Öyle bir ömür sür ki, kalsın tatlı hoş sadân.
Şu kısacık hayâtta, yaşanan bir devrân var
Bir lâhzada bir ömre, mührü vuran bir ân var
Bilmem nasıl anlatsam, buna hangi lisân var?
Bir lâhzada bir ömre, mührü vuran bir ân var.
Şu koskoca âlemde, türlü türlü insan var
Kimi dertli kederli, kimi şen ve bahtiyâr
Kimi yalnız başına, inzivaya çekilmiş
Kimi kalabalıkta, tohum gibi ekilmiş
Bizi yoktan var-ettin
Âlemleri halk-ettin
Donattın ihyâ ettin
Şükür Elhamdülillâh.
El verdin, ayak verdin
Sükût alfabesinin, var olan tüm harfleri
Bir mâteme bürünmüş, çıkmaz olmuş sesleri
Bazen beden diliyle, bazen durgun hâliyle
Sesli düşünenlerden, farklı söyler hisleri
Sükût eden insanda, dil susar, kalp konuşur
Öyle çok şey anlatır, sükûtla içten bakış
Kalplerdeki duyguyu, yansıtır nakış nakış
Gözlerdeki ferlerden, başlar çığ gibi akış
Kalplerdeki duyguyu, yansıtır nakış nakış.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!