Bu dünyadan göçenler
Ecel şerbetinden içenler
Münafık 'a uçkur açanlar
Sırattan geçer mi acep
Dolu vurdu kırılmaz dalıma
Zalimler pusu kurdu yoluma
Baykuş yuva yaptı bağıma
Viran oldum ben bu sevdadan
Düz ovada yolumu şaşırdım
Ben Şair 'im
Şiir yazarım
Laf alır söz satarım
Alan olursa buyursun efendim
Çal köyden bir ses yükseliyor
Ordular ilk hedefiniz Akdeniz diye
Bacası yıkıldı sanmayın
Henüz dönmedi
benim bu yurdum viraneye
Çayır çimen yeşillik
Gözümde tüter sıla
Hasretinle yandı bu gönül
Gel artık bana
Kuşların Sesi
Biz canlılar ölümsüz değiliz .
sadece bıraktıklarımız
kalacaktır geride
İşte bizden sonrakiler
Onu hasat edecektir.
Güz geldi yapraklarım döküldü
Gazel gazel ciğerim söküldü
Şu genç yaşta belim büküldü
Çekerim bu derdi bir zaman
Duman oldum yol görünmez
Yaylamızda çimen çiçek
Damal’a baharlar gelecek
Türkmen iline haber verin
Bu yıl sevdiceğim gelecek
Kuşburnu dalında kızarmış
Dağ ile konuşur çoban, dili rüzgâr, sözü taş,
Kavalında yüzyıllar var, nefesi ateşten baş.
Sürüsünü güderken göğe bakar yavaş yavaş,
Bir yıldız düşer avcuna, gece olur sırdaş.
Çobanım ben
dağların alnında
güneşle göz göze duran.
Bir kavalım var
içinde yüzyılların soluğu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!