Erenlerin pervardigarıyım
Gözü Kızıl ocağının eriyim
Deli Hüseyinli'nin ferdiyim
Kızıl baş Türkmen'iyim ben
Horasan ellerinden geldim
Kız fedime
Eyi dinle beni
Senin yüzünden
Uyku girmedi gözüme
Zabahlara gadeni
Yağmur yağar
Bereketini bulur
Toprak tohum ile
Adeta Gark olur
Anasız yavrular
işte böyle öksüz kalır
Bülbül figan içinde
sabahın seherinde
Sanki bağrı yanmış gibi ötüyor
Aşkın Firdevs bağında
Menekşe kokan
Kel başın ayna gibi parlıyor
Şavkısı İstanbul’a vuruyor
Herkes fetocu olduğunu biliyor
Yaktım çıranı fırıldak Osman
Hileyle koltukları kaptılar
Yoldaşını hemen sattılar
Baklava ile rüşveti yuttular
Birazda benim suçum var
Galiba
Taşıdın mı Merekten otu samanı
Pekledin mi bizim harmanı
Telde kurudumu
Nenemin alaca tumanı
Pırtıyı palazı topladınmı ola gardaş
Gene acayip bir hal içindeyim
Düş görmeden seyir ediyorum
Bu alemi
Sanki bir serçenin kanadında takılı bir tüy gibi
Bulutların arasından süzülüyorum
Garip garip
Gönlüm yine firkat ile virane düşüp ağlar,
Aşkınla yanar canım, bu hâle düşüp ağlar.
Bir lâle bitmez oldu bağ-ı vefa içinde,
Bahar selleri gibi çağladım coştum
Aşılmaz dağları yar senin için aştım
Şimdi bir vefasızın eline düştüm
Geçti zaman geç kaldın sevdiğim
Viraneye döndü gönül bağlarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!