Esen rüzgârdan
Sararmış
Kılçıklı Başağın
Püskülü Sallanır
Uçsuz bucaksız tarlalarda
Gene güz geldi
Savruluyor yapraklar
Sarı Çamlardan
dökülüyor Teker teker
Kararmış Kozalaklar
Seni ne kadar sevdiğimi
Senin uğruna
Kaç gönül defterini yırtıp attığımı
Bir bilsen
Seni hayallerimde nasıl sardığımı
Ve gözlerimi kapatıp derin bir öfkeye daldığımı
Bir bulut kaynıyor
Bizim Yayla yolunda
Karalar bağlamış
Tek camlardan öteye
Sazların bayırı
Dumanlının dağında
Kar yağarken
Bir fırtına koparıyor
Toprak damların
bacalarından
Tipi uluyor
Ey insan oğlu dur 'da bir düşün
Nedir bu acayip davranışın
on bulsun artık bu savaşın
Sende gideceksin bir gün elbet
Yüce dağların karı bile eriyor
Bugün ben bir güzel gördüm
Firdevs bağından gezerken
Aklımı başımdan aldı gitti
Har dibinde bülbülü ararken
Salına salına bahçeye girdi
Yoktan yaratıldı bu evren
Kaynar kazanda kaynadı alem
Henüz zuhur etmeden adem
Bir hiçlik varmış efendim
Sonradan oluştu dünyalar
Bir Köy Var Uzaklarda
Dağların arasında
Topraktan damlar
Ve elleri nasırlı insanlar
Yaşıyorlardı acayip bir hal içinde
Gök yüzü más mavi
güneş bedenimi kavuruyor
Sahilin serin dalgası bile fayda vermiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!