Cehennemin İzi Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4341

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Cehennemin İzi

Ranzalar aptal, yorganlar da cehennemin izi,
Ruhumuzu ezen, şu alçak tavan değil miydi?
Ahşap gıcırtısı ve oksitli metal inadı,
Bilincime hükmeden keneler, tam da karşımda.
*
Uykusuzluk, zindanın kendisi değilse, neydi?
Damarlarımın uğultusu, anlamsız inadı,
Kirpiklerimi de kavurdu, o çatlağın fendi,
En azından, gölgem duruyor yerinde efendi,
Paslı demir parmaklıklara, yoldaş olsun şimdi.
*
Loş oda ortasında boğulan, nefesler gibi,
Bir anlık sessizlik, tüm gürültülere yeterli,
Zihnimi kazıyan tırnaklar, üzerimde sanki,
Elinde, zamanı öğüten o toz zerreleri.
*
Sustun, konuşsan bile sirenler öter içerde,
Karanlığın ağırlığı, duvarda rutubetle,
Hafızası, pamuk ipliği olmuş hayaletle,
Anılarla boğuşan beden, soğuk ter içinde,
Yankısız boşluğun ardında, dipsiz hücresinde,
Düşünceleri çatırdıyor, çarparken zemine.
*
Hiçlik kozasında, sıkışıp kalmış bilinç ile,
Zamanın kefeninde, debelenirken hırs ile,
Kemik sancılarını, yoklar parmakları ile,
İki nefes arasında, kendini de yok etme.
*
O tavanı omuzlayan, ağırlaşmış yastıklar,
Yeterdi ama elbet, ipliği sökük yorganlar,
Harita niyetiyle, izlenen sarı lekeler,
Duvarlarda, gölgelerini gördükçe mahluklar,
Birer birer ölüyorlar, o eski tebessümler.
*
Sessiz çığlığın yankısı, boğazda düğümlenen,
Ağlar gibi kasılır, çaresiz adalelerden,
Bilincim habis bir ur, aklım aklımın içinden,
Kocaman bir düğüm yumağı, çözülür kendinden.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 7.10.2025 00:55:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!