Canım İstanbul Şiiri - Necip Fazıl Kısak ...

Necip Fazıl Kısakürek
339

ŞİİR


3436

TAKİPÇİ

Canım İstanbul

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...

Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare? ..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...

O manayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!
İstanbul,
İstanbul...

Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir ' Katibim'i...

Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı Sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...

Necip Fazıl Kısakürek
Kayıt Tarihi : 19.08.2000 16:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Mehmet Gezer
    Mehmet Gezer

    Ebu Hasan'a, Kabe'nin oğlu İmam Ali'ye;


    İnsanlık alemini dört bir taraftan kaplamıştı Zifiri karanlık
    Mekke'nin aşılmaz sokaklarında yankılanıyordu aydınlık
    Fatma binti Esed'in kolları arasında büyüyordu Esedullah
    Zalimlere eman vermeyecek, düşmanları yapacaktı İllallah
    Her sokak başında postunu sermiş azgın bir zalim
    Her firavun'a karşı bir Musa her Nemrut'a karşı bir İbrahim
    Putlar devrilir, saraylar yıkılır sönmüştü bin yıllık ateş
    Sinesinde pınar fışkırır alemi aydınlatan kutlu güneş
    Zorbaların eliyle dört bir taraftan kuşatılmıştı insanlık alemi
    İnsanlar birbirine düşmüştü kırılmıştı mazlumların kalemi
    Doğumunla Mekke'nin hüzün dolu coğrafyasına verdin şeref
    Yüreğinde okyanuslar kaynar insanoğluna hakiki eşref
    Kabe'yi mekan bilir her devrin mazlumlarına yoldaş
    Gece gündüz çalışır mazlumları gözetir Nebi'ye sırdaş
    Kıyamete kadar mümin olanların kalbinde yüce rehber
    Okyanuslar kadar ilmi ile alemler içinde cehver
    Ey tarihin derinliklerinden gelen büyük şahsiyet
    Her zaman söylerdin yüce ahlaktır en güzel meziyet
    Emrinle her imanlı genç bir fidan gibi dikilir toprağa
    Şehadet alınlarda parlar isimleri yazıldı ilahi yaprağa
    Ey tarihe damga vuran yüce peygamberin yiğit varisi
    Çeşmelerde dökülür ilmi, şahların şahı İslam'ın aziz velisi
    Bedir'de sancaktar, uhut'ta cengaver hendekte Ali'yi kerar
    Müşriklerin planları bozulmuş küfrün önünde kalmamıştı karar
    Musa için Harun neyse Hazreti Peygamber için Ali'dir kardeş
    Tarihte dengi bulunmaz kadınların İffetlisi Fatma Zehra'ya eş
    Okyanuslar kadar derin İlmi ile yiğitlerin aşılmaz son kalesi
    Eğer insanlık ona uysaydı ebediyen bitecekti Adem'in çilesi
    İslam alemini saran kederler hüzün dolu yüreğini kaplamış
    Dört bir taraftan gelen acılar hançer gibi kalbine saplamış
    Alçak Emevilerin kirli elleri ile işleniyordu binlerce cinayet
    İslam’ın başına bela olmuş Emevilerden bitmiyordu ihanet
    Peygamberin vefatından yirmi dört yıl sonra almıştı emaneti
    Şamlıların isyanı ile cahil kuffelilerin bitmiyordu ihaneti
    Kufe'nin minberinde halka söylerdin en güzel sözleri
    Yüreği daralıyordu peygamberi arıyordu o nemli gözleri
    İslamdan nasibini almayan cahil ve azgın nehrevan halkı
    Her sözünde zerafet akıyor tarih onu gösteriyordu haklı
    Ey Müslüman kalk ve irkil öğrenmek istersen Yüce İslam'ı
    Hikmetle dolu İmam Ali'nin hayatında bulursun ilahi ahkamı
    Kıyamete kadar mahrumların ile mazlumların ebedi dostu
    Düşmanlarının oyunları bitmiyordu zalimler sermişti postu
    Kıyamete kadar insanlık aleminin Serdarı ve yüce rehberi
    Alemler içinde aradılar bulamadılar onun gibi cehveri
    Hicrettin kırkıncı yılında Kufe'nin sokaklarında o hain olay
    Şehadetiyle şeytanlar kudurmuş küfrün işi olmuştu kolay
    Selam ehlibeyte tabi olan tüm çağların mazlumlarına
    Cennete layıksınız müjdeler olsun her devrin imamlarına
    Allah, mutlaka dinine yardım edenlere yardım eder
    Ümit var olunuz bunca dökülen kanlar olmaz heder
    Hatemül Enbiya'nın kardeşi kıyamete kadar velilerin şahı
    İzzetli ömründe hiç puta tapmadı yerde kalmadı ahı

    Cevap Yaz
  • Muhammed Tahir Toktaş
    Muhammed Tahir Toktaş

    Biri kalksında bunun emsalini yazsın...

    Cevap Yaz
  • Eyyüp Uçak
    Eyyüp Uçak

    https://www.smule.com/sing-recording/2432367108_4300330156
    Seslendirmeyi linkten dinleyebilirsiniz. Keyifli dinlemeler...

    Cevap Yaz
  • Umut yucel
    Umut yucel

    Ne varsa eski şairler derim susarim

    Cevap Yaz
  • Yaren yavuz
    Yaren yavuz

    3 kıtalık olsa

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (168)

Necip Fazıl Kısakürek