hoş gel MART
hoşça gel
yaralarımızı sar , yüzleri güldür
yüreklerde ki yangını söndür
...
eskimiş eski kafalı bir benim
ne senle baş edebildim ne alfabeyle
kıt kanaat geçinip giderim
topu topu yirmi dokuz harf var
ama
milyon kelime
bir tebessüm zorlar dudaklarımın kapısını
sonunda usulca aralanır
havalanır
gözlerimden döküldü şiir
dizkapaklarıma kadar yığıldı hüzün
dışarı da yağmur içimde terkedilmişlik hissi
ne gecem belli
ne de gündüzüm
kırılgan bir hikayenin iki kahramanıydık biz
sessiz ama derin yolculukta
uğurladık birbirimizi bütün duraklarda ,
ama ne sen vazgeçebildin
ne de ben
kopamadık birbirimizden
Bir çoğumuzun diline düşmüştür " Huzur "
yana yakına aranır.
Oysa
" HUZUR " bulmak isteyene her yerde
Meselâ;
huzur insanın içinde
saklambaç oynar bizimle
bulur içindeki haylaz
derse yalandan bir "sobe "
sabaha uyanmanın güzelligini görme duygusuyla açılıyor gözlerim ...
dünün olumsuzluklarını yüklenmiyorum sırtıma
hafiflemiş bir ben kalkıyor ayağa
Kendiyle barışık hayata aşık !
gülümseyen bir yüz bakıyor artık
Güneşin yüzünü esirgedigi günlerdeyiz
hava buz
ya yağmur ya rüzgar ya da kar'a açılıyor kapılar ardında
yorgun bezgin insan topluluğu yollarda duraklarda , otobüste
her birimiz geçim derdinde
sanmayın özel arabasında işe gidip gelenler sizden daha mutlu




-
Sabri Akalın
-
İbrahim Kurt
-
Sabri Akalın
Tüm YorumlarYa sen bulunmak istermisin ..!
Elbette.. İlk bulduğun gibi!
sen öyle san
senden habersizliğim acıtır canımı
duam oldun dudaklarımda
ölümdür kavuşamamanın adı
ölüm ,
çoktan çalmıştı kapımı
ah bende ki umut olmasa !