Kaç bahar kaç yaz kaç sonbahar geçti hayatımdan ama benim kapım hep ARALIK
Kim bilir belki de bu yüzden
kışı sevdim ben
Zoru sevdim ben
bilmece gibi çözmek istedim derinliği olan sorunları
bahar gelmiş köyümün çam kokulu dağlarına tepeden tırnağa sarı fistan giymiş
etekleri dokunur Marmara 'ya
masmavi umutlar çoğalır dalgalarında
göğsünden martılar havalanır
.
benim köyüm masum bir çocuk gibidir
elimi hiç bırakmaz
ne zaman hüzünlensem
bir rüzgar çıkar
bir martı kanat çırpar
ulu çınar gözkırpar
sokak ortasında terk edilmiş
bir çocuk gibiyim
başımın üzerinde
kırmızı yeşil neon ışıkları
bir yanıyor bir sönüyor
kararsız karamsar bir sızıntı
aynaya bakınca gözlerimde
sen gülümsüyorsun
sen ağlıyorsun
sen küsüyorsun
ve ben
kapısız penceresiz kalan bir evin
kapısı penceresi oldun sen !
hayatımın ışığı .
kucağında ki merhamet kokusu
Hayatımızın belli dönemlerinden geçerken hep bir beyaz sayfa açmaktan bahsederiz
Beyaz bembeyaz
ne çok şey ifade eder değil mi ? her beyazın da ayrıdır hikâyesi
iki düşman taraf beyaz bayrak çeker anlaşmaya varırlar
“Beyaz sayfa" alçılır aralarında .
kimlikler değişir öz değişmez
bulur birbirini
söz düşer sözün üstüne
şiir olur
tanır diyeri .
bilen bilir




-
Sabri Akalın
-
İbrahim Kurt
-
Sabri Akalın
Tüm YorumlarYa sen bulunmak istermisin ..!
Elbette.. İlk bulduğun gibi!
sen öyle san
senden habersizliğim acıtır canımı
duam oldun dudaklarımda
ölümdür kavuşamamanın adı
ölüm ,
çoktan çalmıştı kapımı
ah bende ki umut olmasa !