Çanakkale’nin Sessiz Çığlığı
Toprağın altında yatan hayaller,
Kanla yazılmış bir destanın sessiz izleri.
Rüzgâr uğuldayarak taşır mezar taşlarını,
Ve bizler anlarız, zafer ne ağır bedellerle kurulduğunu.
18 Mart sabahı güneş doğduğunda,
Yüzlerce genç, umutla değil, korkuyla baktı denize.
Düşman gemileri yaklaştıkça yürekler çırpındı,
Ama bir millet sustu; çünkü vatan susturulamazdı.
Her adım bir feryat, her nefes bir dua,
Toprak, kahramanları öyle bir sardı ki,
Dönüşü olmayan yollarda,
Acı, zaferin gölgesinde büyüdü.
Kimi çocuktu, kimi delikanlı, kimi baba,
Hepsi birer gölgeye dönüştü dalgalar arasında.
Ama Çanakkale, sadece kanla değil,
İnançla yazıldı tarihe;
Ve bugün biz, her karış toprağında
Onların sessiz çığlığını duyarız hâlâ.
Zafer bir bayrakla, bir marşla anlatılamaz,
Çünkü her kahramanın adı, yüreğimizde
Ağrısıyla, acısıyla yaşamaya devam eder.
Deniz kan rengine boyandı,
Toprak, evlatlarını bağrına bastı.
Her mermi bir çığlık, her bomba bir yürek parçası,
Ve yine de durmadı milletin cesareti.
Siperlerde titreyen eller,
Göğsünü siper eden yürekler,
Ölüme gülümseyerek baktı;
Çünkü geride bırakacakları vatan,
Her kayıp ruhun bedelini taşıyacaktı.
Ay ışığı altında sessiz bir dua,
Ve sabah ezanı ile yeniden dirilen umut…
Zafer dedikleri şey,
Aslında her damla kanda gizliydi.
Unutma:
Çanakkale yalnızca bir yer değil,
Bir kan, bir gözyaşı, bir fedakârlık,
Ve bir milletin “durmayacağız” çığlığıdır.
Kayıt Tarihi : 18.3.2026 22:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!