Çok özledim adamım,
özlemek değil bu —
adını her andığımda
içimde yer değiştiren bir mevsim.
bütün mevsimsel tutumlarda sen geldin.
Ciğerimle takas edeceğim tek ruhumdu sen; yine anlamadın...
İçimde susturamadığım bir kış oldun, ben sana hep bahar diye sarıldım.
Ellerim semaya açık, avuçlarımda eskimeyen dualar taşıdım...
Söyle, ne vakit senden gittiğimi sandın ki?
Ben hep sende yaşadım, nefesimi senin kalbine emanet bildim.
Etme artık...
Gönlümden kuşlar geçiyor,
her biri bir düşüncenin kanadı.
Sessizce konuyor kalbimin kıyısına
ve yine sessizce uçuyorlar.
Yüzüm güneşe dönük,
Adım Elif’ti belki—
ince, uzun, tek başına.
Bir harf kadar yalnız,
bir kelime kadar yarım.
İnsan en çok sevdiği kıyıdan çekilir
Ciğerim mevsimsiz tutulmalarda.
Göğsümde yitirilmiş sonbaharlar…
Takvimsiz, adı konmamış, hazansız.
Kaç mevsim eksildim,
kaç kez döküldü içim?
Tozu dumana kattığım yıllar
seni geride bıraktı sandım.
Oysa insan
en çok sevdiğini
gidebildiği yere kadar götürebiliyormuş.
“şiir” yazdırma demiştim…
Kelimelerim kanat, ruhum sana emanet.
Beni anladığın anlarda
Efe’nin dünyasında
abla,
teyze yarısı,
tavlada oyun arkadaşım kahkaham,
.
Gönlünün kıyılarında alabora olmuşum,
Rüzgârında kimi zaman fırtına,
Kimi zaman ılık bir meltem eserdi;
Estiğin anlarda alıştım,
Ne de olsa rüzgârında savrulmak benim kaderimmiş gibi.
Sevgili,
Gece çökerken adını içimden geçirdim,
Ses etmedim,
Rüzgâr duymasın istedim.
Gün batımı çoktan sönmüştü,
Ama senin gülüşün hâlâ ufkumda asılıydı;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!