Bir gün elbet ölecek, susacak bu can, bu ten,
Ruh kanat çırpacak da, ayrılacak bedenden.
Kurumuş bir ağacın, devrilmesi gibidir,
Kül olup savrulmak da, toprağın nasibidir.
Yarım kalmış alışkanlık, masamda öksüz durur,
Düşme...
Düşersen kolundan tutup kaldıranın,
Acını yüreğinde paylaşanın olmaz.
Yorgunluğuna aldırmaz kimse,
Dönüp de ardına bakanın olmaz; sakın düşme.
Kelâm bahçesinde, soldu duygular,
Eğer kârsa feryat, gönlümde zarar.
Bir yanda emekler, bir yanda güller,
Eyvanında sustu, şakıyan diller.
Erguvanım eyvah, kaldım bir başa,
Garipçe kıyısı, dalga derinde,
Düğümlendi mazi, her bir yerinde.
Döküldü yaşları, doldu özüne,
İnandı bu gönül, her bir sözüne.
Anlattı derdini, ruhu biçare,
Denize bakınca, mazi uyanır,
Şehrin kalbinde hep, efkâr yaşanır.
Kubbenin alnında, sükût birikir,
Zamanın çarkında, her an eskidir.
Sokaklar bir nehir, akar karanlık,
Ruhumda bir yara, eski pişmanlık.
Asalet hırkası özde kasılan
Saf ipekte, süste, kürk de değil
Kendini bilmektir yola basılan
Huzur dediğin o mülkte değil
Nice mertlik deyip öne atılan
Neler yaşamışsın meğer
Senin gülüşünü tatmayan ah eder
Sana yanlış öğretmişler
İki kere iki aşk eder
Aşktan dönenler büyük günaha girer
Yabancıyım ben bu ilde
Evim barkım herşey perde
Ararım seni her yerde
Hasretinle yanıyorum
Yanıyorum için için
Bir yolculuktur hayat, avucunda kırık bir ayna,
Ne dur diyebilirsin zamana, ne küsebilirsin dünyaya.
En çok inmek istediğin yerde hızlanır o zalim raylar,
Tutunacak bir dal ararsın, elinde kalır anılar.
Gözyaşın buğulanır camda, silmeye gücün yetmez,
Hüseyin’e Şeb-i Yelda Gazeli
Ey derûn-u dilimde nihan olan güzel adam,
Sende buldu bu ruhum, en mukaddes bin makam.
Lütf-u ihsanın ile gönlüm bir bağ-ı irem,
Sen ki şiirleşmiş bir ömür, ey kâni-i kerem.




-
Afitap Dündar
-
İlan Gülçiçek
Tüm YorumlarKaptan üstadım kalemine yüreğine sağlık
Kalemine yüreğine sağlık üstadım