*****Büyüdüm Derken...
Dünyaya geldiğim yıl bin dokuzyüz altmış beş
Hardamalı bir evde doğmuşuz dokuz kardeş
Büyük nenem rahmetli, ayırmamış hiçbir eş
Onunla büyümüşüz, anam ekip biçerken
Babam gurbetten gelmiş, garip bir hastalıktan
Çileçekmiş ömrünce, en büyük dert yokluktan
Tütün'ünü istedi getirmiştim sandıktan
Sarmıştı cigarayı seyretmiştim içerken
Erzincan'dan tecan'dan gelmişti bize haber
Salmankas'tan ayrıldık annem babam beraber
Babamı Erzurum'da doktora götürdüler
Örenlilerin ötelde, hayal meyal beklerken
Ötel sahibinin evine, o gece misafir olduk
Çok soğuktu Erzurum, üşüdük hem yorulduk
Sabah tirene bindik, Tercan, Mercan, pekeriş
Karasuyun üstünde tahta köprü sallarken
Çaykent köyüne vardık Piriz'dir eski adı
Babam hasta idi ya, yoktu buranın tadı
Halamın evindeyiz çuldur çorabın adı
Çocuklar gülerdiler benle oyun oynarken
Hatırımda nice dert, nice sevinç saklıdır
Anlatsam kağıt yetmez, sözlerim eksik kalır
Teyzem ile halamlar, o gün ağıt yakardı
Babamın hastalığı canlarını sıkarken
Piriz'deki çocuklar kardeş gibiydi bize
Rahmetli kara yusuf delikanlıydı özünde
Çiminli hoca gelmiş, oturdular diz dize
Babam la sohbetini hayranlıkla dinledik
Babam biraz rahatlayıp, iyi hissedince kendini
Haydi hazırlanın da artık gidelim demişti
Aziz dayım "siz gidin çocuk kalsın" deyince rahmetli
Anam gözyaşlarını gizliyordu herkesten
Bir kaç ay kaldım orda yıl bin dukuzyüz yetmiş üç
Çocuklukta gurbet zor, yaşayana elbet güç
Leblebi şeker yerdik bakkaldan avuç avuç
Rahmetli helim dayı, hoş adamdı gülerken
Bir sabah kuzları çevliğe doğru sürdük
Celil bey Kerpiç dökmüş, biz bunu bilmiyorduk
Kırmıştı kuzular kerpiçlerin bir kaçını ?
Babası ona kızdı o bizlere kızarken
Aslan yürekli dayım taş duvar ustasıydı
Rahmetli halam bize her gün yemek taşırdı
Çayı demlemek için çaşur tezek yakardı
Hasanı unutamam o yılandan kaçarken
Bir gü başımın ağrırdı, kıvranıp duruyorum
Güneş çarptı dediler kötü hasta olmuşum
Halam bi hap uzattı yavrim yut iyi gelir
Kahve rengi o hapı görmedi ben saklarken
Yamalı pantolonla kara lastik giyerdik
Çiçeğini dökmeden dalından erik yerdik
Tandırdan sıcak ekmek varsa yağda sürerdik
Karasu'da göl yapar, eğlenirdik yüzerken.
Bir yaz boyu burada olduk kuzu çobanı
Bigelek çevlik derken tamamladık zamanı
Ve biçildi ekinler herkes sürdü harmanı
Ölçüp tenekelerle , çuval çuval dolarken
Beş altı aylık gurbet, bende bitmez bir anı
Boyacı yusuf dayı, Piriz'in kahramanı
Doldurmuştuk kamyona arpa buğday samanı
Ayrılık vakti geldi gözler buğulanırken
Şoför abi Mustafa taambes arabası
Aşkale'ye vardık ki kırılmış bir parçası
İki gün orda kaldık tamirciler arası
Kop bizi izliyordu, aşkale'yi gezerken
Kop dağını aşarak Bayburt şehere geldik
Yakıt alalım dedi bir yerde mola verdik
Çay getirdi bir yerden, soğuktu hoşlanmadım
Dişlerim çatırdadı bayat keteyi yerken
Geçe gündüz yoldayız kaç gün oldu unuttuk
Sabah güneş doğarken kürtçuun sırta çıktık
Bi tozak kar atmıştı su içtik şatırlıda
Arabanın önünden, bir kız dana sürerken
Sağsalim eve geldim rahmetli büyük nenem
Ula oğlum sen kimsun ben arımdan ses etmem
Ekiz naçiye dedi havu İsmail mi dur
Yok nene bizim İlyas sarılıpta öperken
Herkes sarıldı bana hoş beş sefadan sonra
Boz at'a bakmak için koşup gittim ahıra
Anam anam can anam gelmişti peşim sıra
Sarılıp koklamıştı oy benim yavrim derken
Kamyonun etrafını sarmıştı tüm çocuklar
Yok yoktu arabada undan tuz'una kadar
Bir kışlık kumanyamız dolmuştu merek ambar
Babam gülümsemişti gözlerime bakarken
Ah benim küçük teyzem dert ortağım sırdaşım
Tercan'ı çayırlı'yı hep ona anlatmıştım
Derdi , "yerinde olsam buralardan kız almam".
Sıkı sıkı sarılıp hep bağrına basarken
Kış gelmişti bembeyaz, beşinci sınıftayım
Okul paydos olunca amcamın yanındayım
Herkesi öğretirdi, rahmetli meçit amcam
Hem kızar hem severdi kur-an ezberletirken
Salmankas'ta sokaklar kar yağınca kaybolur
Ne bulursak kayardık, naylon bile kızak olur
Düşüp yuvarlananın başı kolu kırılır
Çok kızardı yaşlılar, kaygan yoldan geçerken.
Futbol takımı kurar gaşmakale oynardık
Köpeklerle bir olup, tilkileri kovardık
Bir sürü maskaralık sokaklarda yapardık
Bele kadar islanıp, tandır'da kurunurken.
Hatırlar ah ederim o neşeli günleri
Giden güzel anılar gelmez bir daha geri
Amca dayı halalar teyzeler niceleri
Giyaben yad ederim rahmet ile anarken
Yaşım dokuz on gibi, bu bir hikaye değildir
Yaşadığım bir yılın riyasız gerçeğidir
Varsa yanlış af vola insanız ya hayat bu
Geldim bu son dizeye, göz yaşımı silerken, ...
Ne yapsa kurtulamaz insan oğlu kaderden....
İka
İlyas Kılınçarslan
Kayıt Tarihi : 7.03.2026 04:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!