“Alın yazım! ”
Habersizce çekip, gittin ansızın
Yaşayan ölüden, şimdi farksızım
Benliğimi çiğnedin, sen duygularımı
Gökteki yıldızlardan, daha yalnızım
..
Sen bende yaşayan kelebek gibi
İnce zülüflerin melodi sesi
Tıpkı el değmemiş bir bebek gibi
Gözlerin yeşilin elâ mavisi
Hep seni ararım sükût sesinde
Salmışım kendimi uçsuz hislere
..
Gelin, iki hayvanı,
bir kafese koyalım.
Birbirini öldüresiye
dövüştürelim.
Bakalım; kim mutlu olacak,
Hayvan hayvanın dostu,
hiç kendi nesline
..
Dualar sarmalar cezbeden sesi
Okşar kubbeleri ellerini aç
İftar intizamı rahmet gölgesi
Alınlar istiğfar tevbeye muhtaç
Göz kulak kalp şuur tefekkür hüzün
Fıtrata koşalım gece gündüzün
..
İlham çiçekleri ek
Turuncu türkü söyle
Mısralar aksın tek tek
Ruhum köpürsün şöyle
Benim son türküm olur
Vuslat denilen şeyle
..
“Söyle ki bileyim! ”
Yazdığım mektupları
Neden cevaplamadın
Sen sanki gönlüme
Bir hançer sapladın!
..
Kalkın ve abdest alın ve ardından heyecan
Nidadır yalnızlıklar zevaldedir taşkınlık
Gecenin hıçkırığı geceye selam çakan
Vuslat var eşiğinde sevinç hüzün şaşkınlık
Yürü aşk denizine yürü geceye yürü
Eskilere pişmanlık yenilerde aşk yansın
..
Yaşlı dünya eskimez
Zulüm değişmez hacım
Ay çehreli dua tez
Dua gönder muhtacım
Açlıklar yazıyorum
Anılar defterine
..
“Sevmek acı çekmekmiş! ”
Hayatta kalmadı, artık ümidim
Yıllarım geçti bak, boşu boşuna
Sonunda bırakıp, gitti sevdiğim
Çaresiz kaldım, kendi başıma
..
Terk edemediğin günahsa şayet
Deki gayya gönül buyurur ayet
Duyur seslenişi şakaya gelmez
Göreni görmezsen hüsran şikayet
Mevcudata hizmet daimi suret
Gayeyi zevk etme gel tefekkür et
..
Elemli eyledin ney gibi bizi
Seni anlatamam ifade çok zor
Rengine gizle gel her ikimizi
Ölümsüz renkleri yetimlere ver
Gözlerin aşk senin hüznün gizi var
Rahmet gözyaşları kime yağacak
..
Sesinin sırrı çözüldü,
Bu kadar güzel çalmasaydı
seni Jashua Bell,
Sendeki bu güzelliğin
değeri anlaşılırmıydı.
Uzun ve soğuk kış aylarında
yaşayan ağaçların
..
Sükut sırattan ince
An'a meşakkat verir
Aşk tohumu deşince
Çölü güle çevirir
Nağmeler saka kuşu
Ak gerdan gagasıyla
..
Derin bir anlamı var
kadının bende,
Efendi sultan ifadesi
saygıdan.
Hak ararken hakka
sahip,
Ana gibi bir yarin
..
İntikam çürütür aklım barışta
Kehanet ararım birkaç kuruşta
Günahkâr cesette kalır mı acep
Ruhumu ürpertir aşk yakarışta
İhmal ettiğim şey gerçek yarışta
Ben ifşa peşinde ruh yalvarışta
..
İçime sensizlik çöker yaralar
Hasret Yağmurları girer düşüme
Yokluk eşya varlık başlar naralar
Ayaz günlerdeyim gel de üşüme
Renklerin buğulu hislerim eşsiz
Son dantelâm sen ki yaş ol yaşıma
..
Bir ekmeği bölüşmek,
bir dosta kavuşmak gibi.
Baharda şiir yazmak,
sevinçten uçmak gibi.
Tad almak,
yeniye kavuşmak gibi.
Lezzeti farklı olsa da
..
Bir tel saç ağarsa bin saç içinde,
Bir günde bir tel saç renk değiştirse,
Siyah görünmez aynada.
Göz gözü görmüyor dumandan,
un dökülmüş sanki yukarıdan,
Değirmenciye dönmüş kral.
Şakır şakır yağsa yağmur,
..
Şirret yaltakları küstaha vaaz
Ölü broşürü asar gibiler
Gürültü karakış ortalık poyraz
Lodos çalkalamış eser gibiler
Zihni matkap gibi girdaba yular
İrşat esintisi çürüyen beşer
..
Ziyâ her zaman görünmez dıştan
Görünen manalar görünse bile
Renklerin ateşi türlü nakıştan
Görmeden görünmek boşa nafile
Geriye dönüş yok tekrar tekrar yok
Aslına akseder üslup ak kara
..



