Bir akşam üstü gözlerim düşerse aklına,
Bir sitem büyür de dayanırsa kapına,
Yalnızlık çökerse yüreğinin tam ortasına,
Aklına ben geleceğim.
Kırgın bir şarkı çalarsa eski bir yerden,
Asla gitmez denileni, zihnimden de uğurladık!
Kader bir yol çizmiş, her şey umulmadık.
Ne sevmekten usandık ne aşka yorulmadık.
Vedalar zamansız olsa da bazen gitmek gerekir...
Yürünmez bu yol sana dikenli.
Zarifliğinle süsledin en sade anları,
Kahve fincanı ağzında dizdin yalanları,
Fındık burnunun gölgesinde büyüttün inatları,
Bir gün anlayacaksın ama bugün değil!
Acı kahve gözlerinle baktın daima yukarıdan,
Rüyaydın; gecenin en ince yerinden sızan,
Uykusuz bir şehrin ilk ışığı gibi içime uzanan,
Adınla çoğalan, adınla eksilen her an,
Zaman bile diz çökerdi o kırılgan mucizeye bakarken,
Çareler mi tükendi, sen mi, aşkın mı?
Buldun mu daha iyilerini?
Küçük hesaplarla yitirdin kendini.
Aldın mı o yersiz "büyümek" dersini?
Kazandıkların kaybettiklerine değmeyecek!
İçin sıkılır gönlün bir hoş anı arar...
Fısıldar ismini bir rüya mühürdür.
Sensiz geçmeyen zaman da ömürdür!
Tutmazsan ellerinden sanma bu ruh hürdür...
Devlerin aşkı büyük olur!
İçimde yangın var, sen geçerken.
Gittin, kalbimde suskun bir kış var
Adını anınca içimde rüzgâr
Bir yemin kırıldı, bir ömür kadar
Sessizce dağılan düşler gibisin!
Gözlerin değince geceye bir an
Uykusuz bir gece, güneş doğarken...
Anılar, nefesini boğazında düğümlerken.
Huzurun ansızın çekip giderken...
Sende kurduğun hayallerin enkazında kalacaksın!
Ektiğin kibir biçtiğin dert oldu,
Ölmekte nasip işi, bir içten gülmekte,
Kader ince dokur her şeyi bir ince ilmekte.
Gözyaşı saklı durur en sıcak dilekte,
Her durak yaklaştırır kutlu davetine!
Kimi erken bırakır, kimi geçer gider,
Umudu sen topladın, dalların en yeşilinden
Kırgınlık bana kaldı, yaprağın solmuşu
Sevinci sen büyüttün, gülüşlerin içinden
Hüzün bana yazıldı, gözyaşının tuzu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!