ve Tahir gideli
buralar soğuk hava buz gibi
bir kent üşür bir sur yalnız gibi
güvercinler kayıp bacalar dumansız gibi
sokaklar bomboş caddeler insansız
ve Tahir gideli
İyi ki gülüyorsun
Gülüşüne kuvvet tijira
Bu aralar soğuk havalar
Sen ısıt be tijira
Gülüşün benzer bahara
tütünü tütünü
ah o gözlerinin tütünü
salkım salkım
al yeşil sarı o gülüşlerinin bütünü
hep süsler ömrümü
ve hasreti hafifletir sürgünümü
Diyarbekir'den ayrılırken
üç emanetim kaldı:
biri o kente olan sevdam,
biri mazideki düşlerim,
biri de sen.
üçüne de iyi bak, üçünü de gözün gibi koru
vallahi de
billahi de
yaşadığım sürece
hep güleceğim
felsefemden vazgeçmeyeceğim
umudu
ve uyandı ses
uyandı koca bir kent
uyandı ışıklar,
arabalar, trenler, motorlar.
ses uyandı,
asansör uyandı,
İstanbul'da saksılarım için
Belediye görevlisinden biraz toprak istedim
Tutturdu devletin malını veremem diye
Yahu dedim halkın malı bu halkın
Hayır veremem dedi
Bir daha ısrar ettim
eğer çıkacaksak düzlüğe
eğer vereceksek bir son
bu rezilliğe
yanacaksak
cehennemden beter
bırakın
Güneş de değmeli sana
Rüzgar da be gülüm
Bir aşk eğilmeli sana
Bir kar ıslatmalı gülüm
Yaşam yaşamaktan ibaret
Sıcak ekmeğin kenarını ısırmamış
Ekmeğe salça sürmemiş
Yeşil soğanı ekmeğe sarıp yememiş
Cevizle misket oynamamış
Şekeri kendine özlem bilmemiş çocuk
Henüz çocukluğunu yaşamamıştır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!