Burdur İle hasbıhal 2 Şiiri - Osman Bulut

Osman Bulut
794

ŞİİR


9

TAKİPÇİ

Burdur İle hasbıhal 2

Pisidia tarihteki ilk adım,
Yola oralardan çık dedi Burdur.
Köşe Bucak gez dolaş adım adım
Kelamı kâğıda dök dedi Burdur.

Tutmuştu her biri koca bir dağı
Geçti Sagalassos, Kibyra çağı.
Hele bir al üstümdeki toprağı,
Mazim de şahane, şık dedi Burdur.

Kazılara göre dokuz bin yaşım,
Yemin etsem inan ağrımaz başım.
Bariz bir belgedir toprağım taşım,
Tarafsız bir gözle bak dedi Burdur.

Türklerle tanıştım; Yıl Bin Yetmiş Bir
Kınalı Oymağı o ilk misafir.
Yaşadım muhteşem üç farklı devir,
Aynı idi köken kök dedi Burdur.

Ezostas'tan Tirkemiş’e dek geldim,
Çok kralın, beyin aklını çeldim.
Osmanlı’da Sancak olup yükseldim,
Her devirde alnım ak dedi Burdur.

“Cennet buradadır” sözü hakikat
“Burda dur diyen kim, o biraz sakat.
Bırak tarihçiler yapsın tahkikat
Sen kafayı bana tak dedi Burdur.

Talim terbiyede belli ayarım.
“Marka şehir” oldum çok bahtiyarım
Her alanda önde olmak şiarım,
Dilersen sınava sok dedi Burdur.

BEYO’yla hafifken öğrenci yüküm,
Bak bugün dağları kuşattı köküm.
On bin küsur gencin yuvası MAKÜ’m,
Hepsinin hedefi tek dedi Burdur.

Bakmasın Antalya, Muğla kusura,
Teke yöresinin merkezi bura.
Yerel çalgılarım sipsiyle cura,
Yörük kültürüne ek dedi Burdur.

Tek gayem yaşasın gelenek, kültür
"Gabardıç, dımıdan" bana özgü tür.
Uğur Önür, Sümer Ezgü, Hale Gür…
Yıldız kaynar yerle gök dedi Burdur.

Her türkümde değişik bir hikâye,
Güssüm’de gül, Ümmü’de ağla diye
Bucak sunmuş iken bir “Ak fasulye”
Kuruya karnımız tok dedi Burdur

Zeybeklerim canlandırır ölüyü
Türkülerim uslandırır deliyi
Arada dinle coş; “hadi gali”yi
Fazla enerjiyi yak dedi Burdur.

Altınyayla olmuş Dirmil’in adı
Türküler yaşatır artık o tadı.
Tabelayı sökmek kolay da hadi
Dilden de Dirmil’i sök dedi Burdur

Tefenni’nin meşhur sarı gelini,
Rezeneye attı çiftçim elini.
Besleyemem insanın tembelini,
Çalış gel sofraya çök dedi Burdur

Isıcacık bir sahlep iç Bucak’ta,
Tadı tam kırk sene kalsın damakta
Melli incirinin tadına bak da,
Gör neler yaratmış Hakk dedi Burdur.

Hem lavanta gül yetişir hem ayva
İsmi ile müsemma Yeşilova.
Gölhisar’da sera koskoca ova,
Gel de bu cennetten bık dedi Burdur.

Bu yurdun en derin gölüdür Salda,
Tam öğren kendini sulara sal da.
Yeşil, mavi, beyaz düşlere dal da,
Huzurun resmini çek dedi Burdur.

İnsuyu mağaram bir hayli üzgün,
Dokuz gölü vardı, kurumuş bugün.
Reva mı alasın diye bol ürün,
Dünyayı başıma yık dedi Burdur.

Kemer, Karamanlı, Çavdır hülasa
Dilediğin yerden kap bir ev, arsa.
Kırk yıl Türkiye’yi gezdin nasılsa,
Bir tarafa kazık çak dedi Burdur.

Tanıştık seninle; Yıl Seksen İki,
Bende o günler de bugün de baki.
Öyle ayda yılda uğramak ne ki,
Görüşelim daha sık dedi Burdur.

Vardır deyip bir fincanı, cezvesi,
İçerim zannettin bir "he kahvesi"
Hâlâ geçmemişken gönlün hevesi
Başına bir tas su dik dedi Burdur

Boştun iki yılda dolup da taştın,
Hem okulla hem o kulla uğraştın.
Bir kader kısmet var ne diye şaştın,
Talihine boyun bük dedi Burdur.

Ağlasun yeşile gömülmüş resmen,
Binalar tepeden görünür kısmen.
Niye ağzın açık kaldı ki Osman!
Beton tabiata yük dedi Burdur.
15.05.2026 BURDUR

Osman Bulut
Kayıt Tarihi : 1.07.2026 15:03:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!