yarı zamanlı, biraz şair
bir gün gitsen bile ruhum seni bekler
bulur bizi farklı ruhlar ama benzer tenler
yokluğunda ömrü kısalan kelebekler
ölmek için yalnızca senin gelişini bekler
seni ilk gördüğüm gündü haziranın beşi
seni sevdiğim kadar sevmedim ben bir başkasını
bir zamanlar her şeyimdin şimdi oldun
başkasının
senden sonra kalmadı başkasına sabrım ve anlayışım
geçirdim cidden sen gidince herkese karşı başkalaşım
seni unutmaya çalışmakla geçti ömrüm
seninle başlayan duaları kalbe gömdüm
ben bir közdüm sende yandım söndüm
seni başkasıyla gördüğümde son kez öldüm
seni ilk tanıdığımda pis ve karanlıktı gönlüm
güzelliğin sonsuz satırlı bir şiir ve ilk cümlesi gözlerin
kalbimde, aklımda olup da yanımda hiç olamayışının özlemi
hiç duymadığım sesin ve almadığım kokun
duyularımda közlenir
hiç tanımadığın uzak bir kalp nasıl olur da sırılsıklam özlenir
sesinden dökülen şiir, kalp defterimle ayrıyken sözlenir
kafamın içi safi boş, düşüncelerim bile sensiz
ettiğin yeminleri nasıl yedin, kalamazdın hani bensiz
içinde adının geçmediği hayallerim bile gereksiz ve densiz
yokluğunun varlığı bile tüm güzelliklerden eşsiz
gökyüzünde süzülen bir kar tanesi kokun
açtığın yaraları bırak gel kalbime dokun
sensizliğe üşüyorum gel yanıma sokul
gidişinle mühürledin kalbime o paslı oku
kokusunu nasıl soludun, benden sonra
istedim sünger çekmek geçmişe
hâlâ rüyalarım seninle diş dişe
keşke dönsek en başa, geçmişe
gel diyorum, ben de yaşarken ölmüşe
özlüyorum tanıştığımız ilk hâli
sana bakan gözlerim suskunluğuna değer geçer
ben susayım sen konuş, susuzluğum teğet geçer
sen tutsan elimi, kirpiklerin kalbime güller eker
kafamdaki on binlerce gürültüyü suskunluğun çizer geçer
önünde durmadığın aynalar sanki boş ve kimsesiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!