Öyle ölçüp biçerek sevmek,
Korkakların işidir, bizim değil.
Paçaları sıvayıp çamura batmadıysan,
Üstün başın leke içinde kalmadıysa,
Seninki aşk değil, sahtekarlıktır.
Kök vereceksen bir yere, önce kendine ver,
Ne bir insana, ne bir eşyaya yaslan tüm ağırlığınla.
Gölgen bile güneşe göre şekil değiştirirken,
Sen sabit kalmaya çalışma,
Rüzgarla savrul, ama savrulduğunu bilerek…
Bir insanı severken,
Onu kaybetmeyi de öğrenirsin yavaşça.
Yani tutmazsın sıkı sıkı elini,
Biraz boşluk bırakırsın araya,
Uçarsa da canı sağ olsun diye.
İnsan, dünyayı değiştirmek için çıkar yola;
Sonunda anlar ki değiştirmesi gereken kendi yüreğidir.
Yüreği mamur olanın harabesi bile cennet kokar;
Yüreği viran olanın sarayı da zindan olur.
Su, denizi aramaz;
Sensiz geçen her dem bana zehir,
Ateş düştü sînemde, söner değil.
Bülbül misal feryat eder sâzım,
Gülüm derim, lakin gönül bahar değil.
Gözlerim arar seni yıldız gecede,
Gece uzun gelmez bazen,
İçinde daha karanlık bir yer taşıyorsan.
Kalabalık içinde yalnız kalmazsın,
Zaten kimsede kalmamışsan.
Kimi zaman güldüğün şey,
Bir gece uyanıp da
Yatağın boş kalan tarafını fark etmemekten,
Bir zamanlar seni arayan gözlerimin
Karanlıkla yetinmesinden korkuyorum.
Zaman denilen o merhametsiz hırsızın,
Zamanı yanlış anladık.
Onu ileriye giden bir şey sandık.
Oysa zaman,
Bizden eksilen şeydi.
Kalbimi seninle gömdüm,
Sen bilmedin
Toprak bile senden habersizdi.
Ben her gün çürüyerek bekledim
Razıyım.
Bazen her şey sustuğunda,
Gürültü başlar içeride.
Ve bir cümle ararsın,
Kendine bile söyleyemediğin.
Kimse anlamasın istersin,
Ama biri duysun da istersin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!