Bir kapı aralığıdır
Baktığın
Bir çift ela göz
Sendeki güzellik
O masum bakış
Bir demet gül içinde
Yine mi mahzende saklanıyor
Deli dolu yüreğimiz
Şarabın kırmızısına mı
Sevdalandık
Ayın on dördünde gibiyiz sevgilim
Sevdanın ırmağı
Limon bahçelerinde unutun beni
sarı sarı
güneşin izi kalsın
zeytin yaprağı sarın bedenime
ve yüreğimde defne yaprakları yansın
avuçlarımda
Giderken
limon bahçelerinde unutun beni
gün biterken
sarı sarı
güneşin izi kalsın
zeytin yaprağı sarılı bedenimde
Kalıcıyım
Gidici değilim gündüzden
Akşam rakısını içmeden kalkmam masadan
Gece gökyüzünü seyretmeden
Karanlıkta yıldızları tek tek saymadan gidesim yok bir yere
Her gün birbirine benziyor gibi gözükse de
Haberin gelir çok uzaklardan/tanyeri ağarmış gittiğin yerde
Ömür gelir geçer hep tuzaklardan/seheri kaybetmiş sabahın nerede
Cümle alem bilir dünya fanidir/neleri halletmiş gün ile gece
Orta yerde durur zalimin zulmü/kim haklı haksız, terazi kimde...
Tükenmez umutlar,düşler perçemde/aşığın derdini maşuğa sor be
Misafir kederin karası
Bembeyaz saçlarında
Gitmenin vakti geldi geçiyor çoktan
Bir çay içimlik ömür arta kalan
0nun da demi dem değil
Hadi git artık
Sen de gitme
Senden öncekiler gibi
Ardından koşmasın kederli mısralar
Yerimiz var dostlara yetecek kadar
Aşımız
Ekmeğimiz
Şimdi sen gitmek mi istiyorsun kendine
sabahın seherinde
yola mı çıkıyorsun
bülbüller mi şakıyor adımlarında
belli ki korkmuyorsun
Haram sevda derdine düşmek
Kapanıyorken gözlerin
Damarlarından kan çekiliyorken
Sıkışsa yüreğin
Son anda
Aşık olmak da dahil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!