Dedi ki
O, bedenini göğe uzatıp çiçeklendiğinde
Ondan kopardığın dalları anımsayıp utanacaksın
Dedi ki
O, menzili uzak bir yol yolcusudur
- Ayrılık sükuta sığmaz -
Bir gülü tutuşturup yürürsün
Yüreğinde yalnız bir sızı
Acıların en onulmazı bu değildir
Varoşlarında yangın
Sözcüklerinden hüzün dökülen
Her uzak coğrafyanın
Mülteci adımlarında anılırken adın
Yaşamak için mecburum, der gibi
Ya susadım sana ya sana susadım
Şiirler bir mayındır
Şiirlere basmayınız
Çoğaltmayın acıyı
Sevgi biter korkarsınız
Bazı şiirler uyarır
Adı sevda
Birikip birikip dolmuşluğumdur
Adı sevda
Bin acıdan sonra yeniden doğmuşluğumdur
Bıraktığın gibi yüreğimin çam ormanları
Kanatlarının gölgesinde serinlediğimiz masal kartalları
Gözlerimizin yıldırımlarıyla yakamozlanan deniz yerinde duruyor
Gene sığırcıklar konuyor ceylanların kulaklarına
Göğe bir bakıyorum yüzün gözün gökkuşağı
Ayrılığın cumhuriyetinde sevda bir isyan bayrağıdır
Neyi sevdiğiniz değil nasıl sevdiğiniz önemlidir çünkü
Yalnızlık sıkça çarpılan bir duvardır
Ve yürek atışlarınız sıradanlaşmamışsa elbet yıkılacaktır
Doldur şimdi demli bir çay gecenin lacivert meydan okuyuşuna inat içelim
Sana sevdayı anlatmayacağım
Yarama bastığım tuz çürür
Kehribar tespihlere ve musallaya düşer şiir
Dize sonuna sığamayan her kafiye ölür
‘’Bir akşamüstü fotoğrafı için beş söz’’
I. Kimsenin seni davet etmediği bir fotoğraf karesinde gözlerini gördüm, bir daha resmedilemez herhalde.
II. Deniz dediğin martıların gözyaşlarıdır, giden gemileri çekmen ondan sanırım
III. Akşamüstü insanlarına bakıyorsun ya, bakma, hüznü objektiflere sığdıramazsın
IV. Bir çocuğun ağlarken söylediklerinin fotoğrafı çekilmez, güneşin suda yansıyan sesini bu yüzden duyamazsın
Seni kentin kocaman aydınlığına gömdüm yavrum
Kırgın bakışlarını imgelemine puntoların
Seni göğsümde yüz bin manşette verdim yavrum
Üçüncü gecesi kurşunlandığının
Sen bahar bahçelerine yüreğimin mayıs gecelerinin
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!