Aldım ele kalemi bu gece,
Mürekkebime seni karıştırdım usulca.
Her harfin ucunda biraz gözlerin vardı,
Biraz hasretin,
Biraz da içimde yıllardır susan o kırık yanım…
Bugün seni yazıyorum boş kâğıtlara,
Çünkü dünya sustuğunda insan
En çok sevdiğine konuşurmuş.
Ben de gecenin en tenha yerinde
Adını bırakıyorum satırların koynuna.
Sensiz geçen günlerin pası çökmüş üstüme,
Saatler ağır,
Pencereler yorgun,
Rüzgâr bile sen diye geçiyor içimden.
Bir türkü gibi düşüyorsun kalbime,
Eski bir Anadolu akşamı gibi,
Hüzünlü…
Ve biraz yetim.
Ahmed Arif’in dağlara bıraktığı sevda gibi
Ben de seni büyütüyorum içimde.
Ne eksiliyorsun zamanla,
Ne de diniyor yokluğun.
Sevmek bazen bir ömür susmaktır derler,
Ben susarak çoğalttım seni.
Şimdi gel…
Kır içimdeki sessizlik zincirlerini.
Paslı kilitleri sök,
Yıkılsın yıllardır ördüğüm duvarlar.
Çünkü insan,
En çok sevdiğine yeniliyor.
Ve ben,
Sana yenilmeyi
Dualar kadar güzel taşıyorum içimde…
Kayıt Tarihi : 5.06.2026 15:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!