Nesl-i Osmani amma çabuk unuttu beni
Karıncadan farksızdım o ateş yuttu beni
Öz torunum anlatmadı tek başıma su taşırdım
Binbir çakal arasından Mustafa öldürdü beni
Masal anlattılar size iki mitralyöz ekleyip
Çaldıkları atımı da peşine sürükleyip
Benim güzel torunlarım böyle ölmedi paşanız
Yetim peşinde giderken delindi şu bağrımız
Beni yolladı Türkistana hain mi hain Sami
Garip hikayeleriyle bağladı ferasetimi
Trablus'ta herkes bana inanırdı dayanırdım
Burda herkes sinsi oldu, almak istedi yerimi
Allah dedim millet dedim mazlum dedim yürüdüm
Dalkavukların elinde ova tepe süründüm
Türkiye'ye pul topladım yarı yolda rusa verdim
Aynada kendime bile nasıl aciz göründüm
Birer birer şehit oldu gerideki gardaşlarım
Arkalarından sel oldu şu kimsesiz gözyaşlarım
Torunlarım ben çok çektim yalnız olmanın kahrını
O tükenmiş halim ile görmedim oyunlarını
Görse idim vurur idim ta alnının çatından
Şimdi kimse söz etmezdi o Sami'nin adından
Süleyman bile kurtulup Rota'da hain pusudan
Şu bozkırda sürer idi o İbrahim'in atını
Önce kara gözümü bağladı kalleş yetimlik
Sonra yiğit ellerimin dermanını aldı benden
Beni ne hain pusular ne de saplantılı aşık
Öldürmedi asıl kimsesizlik bitirdi derinden
Siz siz olun yalnız başa çıkmayın Turan yoluna
Siz siz olun gayri Türk'ü doldurmayın mahsusaya
Safkan olmayan adamla bu vatanı savunmaya
Çıkmayın hiç torunlarım bakkaldan ekmek almaya
Biz ne kazık yedi isek bu melez piçlerden yedik
Adil olalım dedik de hepsini birden sürmedik
Meğer ne büyük ahmaklık ne büyük aptallık ettik
Mayamızda yok kansızlık, elbet ondan göremedik
Kayıt Tarihi : 21.1.2026 15:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!