Dayanamıyorum… içimde büyüyen özlem , cezası neden?
Neden insan, mesafelerde kaybolan bir gölgenin izini özler ki?
“Neden”ler, boğazımda düğümlenen paslı bir zincir gibi…
Rakının sessizliğinde, kendime ağır ağır batıyorum.
Kaybediyorum… sanki avuçlarımda kum, tutamıyorum artık.
Sessizliğin, kulaklarımda çınlayan bir boşluk gibi.
Kaç kez daha düşmem gerekiyor aynı uçurumdan?
Bağırsam gökyüzü çatlar mı, yoksa sesim yine içime mi gömülür?
Çok severek eksiliyor mu insan,
yoksa ben mi kendimi senden yana tüketiyorum?
Mesafelerinde, dalga köpüğü değil,
sahile vuramadan dağılan bir gemiyim ben.
En çok sana güvenmiştim…
ama sen, pusulası şaşmış bir rüzgâr gibisin.
Sustum artık, geceleri korkuyla uyanan bir çocuk gibi.
Her karabasan, zihnimde kararan bir perde…
Kaçıp gitmek istiyorum,
hiç dokunulmamış bir sabaha.
Ve orada, ilk kez,
senin hiç üzülmediğin gerçeğiyle yüzleşmek istiyorum…
Kayıt Tarihi : 4.04.2026 02:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!