Türk geleneği midir
yoksa Balkanlarda,
hıristiyanlarla birlikte yaşayan
müslümanların
hıristiyanlardan aldığı
bir ortaçağ geleneği midir,
…..……………………bilemem!
*
Anlaşılan odur ki;
0smanlı Devleti'nin son yıllarında
uğradığı yıkımlarının acısını
doğduğu toprakları ve evini terketmekle
.............................................yaşamış
ve bu yüzden iyimserliğini yitirmiş olan
.........................................ninem
Miladi takvime göre
ocak ayının en soğuk günlerinden birinde
“Bu gece,
dışardaki su donarsa; hıristiyanların
donmazsa,
müslümanların işi yolunda gidecek” derdi,
........................................................her dem
Dışardaki zemheri soğuyu
hayvanlara bile kök söktürürken!
*
0 gece kabak tatlısı yenir
akıtma yapılır
bilmeceler, maniler söylenir
masallar anlatılır
gülüp eğlenilirdi
*
Bu gece
kabak tatlısından yemeyenin evine
bocuk gelirdi!
*
Bocuk;
kabak tatlısı sevmeyen
beyaz çarşaflı uğursuz biriydi!
Evine bocuk gelmesini istemeyenler
Bu gecede kabak tatlısından yemeliydi
*
Bu yüzden,
hısım akrabanın
ve konu komşunun toplandığı
bu eğlenceli sohbet gecesine
BOCUK GECESİ denirdi.
*
Ama elbette asıl amaç
birlik ve beraberliği pekiştirmekti.
*
Bu gecenin özelliğini daha iyi
..........................anlamak için
zaman makineme binelim
ve çocukluğuma ait
o günlere bir gidelim.
*
0 zamanlar
sadece doğuda değil
Keşan’da da yollar bozuktu
*
Toz, toprak, çamur, kar
sazla örtülü kerpiç evler
ve çarıklı adamlar …
………………………çoktu
apartman..TV…bilgisayar yoktu
Yapraktan çok
şapkalar uçuşurdu yollarda!
Ve babalar,
ekmek parası için
kuşluk vaktinden çok önce koyulurdu
....................................yollara
Ne elektrik direkleri vardı
Ne de kentten köye uzanan asfalt yollar
Gökyüzünde turnalar uçardı
“telgrafın tellerine kuşlar konar”dı
Bir acaip konuşurdu
……………………telgraf direkleri
Nice gönülleri sevindirir
nice gönülleri üzerdi
telgraf telleriyle sılaya ulaşan
sevda haberleri
*
Leylekler yuva yapardı evlerin damlarında
Bu yüzden ağzımızdan düşmezdi
“leylek leylek havada” türküsü,
……….…………………oyunlarımızda
*
Uzaklardan çakal ulumaları ,
kurt sesleri duyulurdu,
………..…………….kar yağdığında
Kapılar,
üst pervazlarına kadar karla dolardı
…….….……………….zemheri ayında
Meşe odunu getirmeye gidip te gelmeyen
“donmuş insanlar' bulunurdu
Korudağ 0rmanı’nda
*
Buzdan yapılmış kılıçlar sarkardı
saçaklarda..
*
Yani
93 harbinde Balkanları terk edip
göç yollarına düşen
atalarım kadar yoksulduk çocukluğumuzda
“Tuna nehri akmam diyor” türküsü vardı
hep dudaklarımızda..
*
Ve ellerimiz,
soğuktan morarsa da aldırmazdık
lastik ayakkabılarımızın insafına sığınmış
ayaklarımızla,
buz tutmuş sokaklarda düşe kalka kayardık.
*
Dolunay,
floresan bir ampül gibi parlardı gökyüzünde
Gaz lambaları isli bir alevle yanardı
.................................evlerimizde
*
Bekçi düdükleri çınlardı karanlık sokaklardan
bir varmış bir yokmuş sesleri gelirdi
ocak başlarından
*
Diyelim ki komşunuza gitmektesiniz
duvarlara tutuna tutuna ,
dolunaysız bir akşam
Aniden bir köpek çıkıverse bir köşeden
Ya da bir kuş, kanat çırpsa ürkerek
.................................tüneğinden
Sanırdınız ,
bütün şeytanları inivermiş semanın,
gökyüzünden!
Ne kadar çok çocuk
altını pisletirdi bu yüzden
İşte böyle gecelerde dökülürdük
karanlık sokaklara
bir tat almak için zemheri gecelerinden
Kahkaha sesleri duyulurdu
bocuk gecesi yapan evlerden
Bazen sütlü mısır kaynatırdı
Bazan de cin mısırı patlatırdı annem
Üstü asma yapraklarıyla kaplı
mısır unundan yapılmış
“Çıplak “ böreğini ise
ne güzel pişirirdi ninem
*
Hele o şekerli beyaz şamka kabağına
unutulmaz bir tat verirdi annem
Bu gecelerde
kabak tatlısına naz yapılmazdı.
Naz yapana;
-Hadi ye! Yoksa evine bocuk gelir,
evinizin beti bereketi kalmaz ha!
....................................diye kızarlardı..
*
Laf aramızda
kabak tatlısından
ve akıtma’dan çok
kabak böreğinden hoşlanırdım ben.
*
Bir de
kavrulmuş karpuz- kavun çekirdeklerini yerken
çıkan,
çıtır çıtır seslerini dinlemekten.
Bir de
sokağımızdan geçen bozacıların
“Bozaaa! Bozaaa! seslerini işitmekten
*
Zemherilerde,
konu komşu bir arada olmak
güç kuvvet verirdi bize
ve
cin, peri masalları dinlemek
korkulu bir tat katardı gecelerimize.
*
Hiç unutmam,
çocukluğumda karanlığın sesi çoktu!
Çünkü her karanlık köşeden,
ürken bir hayvanın kıpırtısı duyulurdu.
Bu yüzden masalların cin’i, perisi,
öcüsü, cadısı boldu.
Bizim öcümüzün adı
…………genellikle BOCUK olurdu.
Herkes bir bocuk masalı uydururdu.
*
GECELERİ,
bakınca odamın duvarlarına
yatağımın içinden
Titrek gaz lambası ışığında
askılarda asılı duran elbiseler
beyaz gömlekli birer bocuk gibi görünürdü
….………………………….gözüme bazen..
Çekince yorganı üstüme
zor nefes alırdım, şüpheden
Belki beni yer diye,
“gülyabani”ye benzettiğim o müphem!
Hey gidi zemheride
içime korku salan öcülü gecelerim!
Hey gidi böyle gecelerde
domuz ve Balkan Savaşı öyküleri anlatan
Balkan kokulu büyüklerim!
*
Ampüller geldi de karanlık sokaklara
kayboldu öcüler, cadılar, bocuklar
…………….zemheri gecelerinden
Diyorlar ki şimdi insan severler,
................................................hep birden
Bocuklar mekan değiştirdiler, muhterem!
*
Uğursuzluk bocukta değil;
tembellikte
batıl inançlarda
ve yardımlaşmadan kaçmaktadır
*
Bereket;
bilimsel akılla örülmüş
inançlı çalışmadadır.
*
Artık bocuklar,
kabak tatlısı yesen de yemesen de
aydınlatılmış gecelerde yoklar
*
0nlar,
yoksuluğun ve
masum bebelerin üzerine düşen
bombaların içine saklandılar!
……….****…….
Ocak.2009
Ali Koç ElegeçmezKayıt Tarihi : 14.01.2009 20:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
ÇIPLAK: Mısır unundan yapılarak ve üzerine asma yaprakları yapıştırılarak ince bir tepsi içinde, fırında (peçka) pişirilen bir börek çeşidi.. İçine şeker karıştırılarak yapılan tatlı mısır ekmeğinin bir çeşidi..Tadı hoştur. Çayla, ayranla iyi gider...Besleyicidir. … BOCUK: Bizim buralardaki köylerde ocak ayının en soğuk olduğu gecesinde (ki buralarda 9 şubat gecesi olduğu kanısı yaygındır) kutlanan, öyküde anlatılanlara benzer bol sohbetli, dayanışma, birlik-beraberlik ve imece duygusunu yaşatma toplantılarına verilen ad.. Kültürümüzün bu parçasını yeniden yaşatmak için Çamlıca Belediyesi önderliğinde Çamlıca Beldesi’nde beş yıldan beri “BOCUK GECESİ” düzenlenmektedir. ŞAMKA: Beyaz büyük Bal Kabağı'na bazı Balkan göçmenlerince verilen ad. …………………………..*………………..




mükemmel bir çalışma değerli kardeşimin kaleminden akmış...
geçmişteki bocuklardan hiç zarar görmedik...
korktuk belki..
ama şimdikiler...
üzgünüz üzgünüz üzgünüz....
saygılarımla...
selamlıyorum yüreğini...
TÜM YORUMLAR (2)