Gürültü patırtıdan kaçan susamış bir ceylan
Elbette gece gelirdi ay ışığında su içmeye
Usulca yaklaşır titrerdi dizleri..
Korkudan kuşkudan morarmış dudaklarını
Birleştirir duru suyla bir kendini görür
Bir kendine inanırdı o ürkek ahu.
Derin bir rast sesiyle üfledi
Neyzen aşk_ı efkarını.
Bir nefes kadar hafifledim..
Kulaklarımda eski bir kaside.
Aşka kul oldum kül oldum
Dağıldım sevgili parça parça.
Boş bir şişeye benzer dedi ya
Ustam aşkın halini
Şişe doluyken ben boştum
O boş iken aşk inadına dolu..
Terkedilmiş aşığın bahanesi boldur.
Senin göğsünde gül tarlasımı var kuzum?
Yoksa böyle güzel kokarmı bir insan.
İcat edildimi böyle bir parfüm?
Sanmıyorum ya benim gülüm.
Senin kokunu duymuşta
Kimyasını çözmüş ola
Bir gece aniden uyan sevgilim.
Duy şu tamburun nağmelerini.
Bu ezgilerle büyüttüm menekşeleri
Sensizlikle suladım içimdeki bahçeleri.
Bir gece aniden uyan sevgilim.
Mektubunu ne kadar kısa yazmışsın.
Bende ki seni, iki satıra sığdırmışsın.
Oysa ki güneş seninle doğar seninle batarken.
Bütün çocukların güler yüzü senin yüzün
Masumiyetin anlamı sen olmuşken bir bebeğin yüzünde.
Sert geçen kışa inat, çiçeklendirir dallarını o cesur ağaç.
Kuru yere ateş yakanlar gibi, süsler dallarını elinden geldiğince.
Lakin emirdir diye değil aşk için yapar,
Dudaklarını boyar pembe şeker rengine.
Bitmeden, tükenmeden, ne güzel efendim,
Ben sana gelirken,
Ne rüyalar gördüm
Ne hayatlar büyüttüm
Neler aldım neler sattım
Ömrümden parça parça..
Sıcak bir yaz gününde
sen.
Benim
denizimden çıkmışken
Hani terim sen kokmuşken
ben
Seni beklemek bir merdivenden
Tırmanan sümüklü böcek halidir ki
Her çırpınışta biraz daha eriyorum…
Seni beklemek kızgın taşlar üstünde yürümek.
Çocukken yaptığımız eziyetler gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!