Sevgilim bana mektup göndermiş.
Sende hiç gurur yokmu? demiş
Yaşayan insanlara bak derim
Yarısı yarım yarısı dertlidir.
Sevgilim bana mektup göndermiş
Sen gülü baki sanma,
kırmızısı ödünçtür.
Sen yari senin sanma,
giydiği gömlek topraktır.
Sen aşka renk verme,
Ayrılık ezgilerini çalan yayları
Sonbahar dallarından yaparlarmış.
Ve kanunmuş böyle sarı şaçlar kullanmak..
Derlerdi aşkı sarı yaşamışlar sonbahar insanları…
Ve şimdi arkanızdan ben ne yazsam,
Denizin üstünde gezinen yalnız bir martı çığlığı
Yüksek iltifalarda çığrılmış bir türkü misali.
Süzülmez geçmez derinliklere ne sesi nede nefesi.
Hiç mi hiç ilgilendirmez balıkları ve yengeçleri…
Bir koca evren verdiler kollarıma
Sana bakıp bakıp Allah a inandım
Gözlerine doyamadığım yavrucuğum.
Sihri esrarım en gizlimsin elif_im….
Sen:
Parça tesirli bomba gibiydi
Yalnızlık silahının horozu
Vurunca mantığıma
Saat iki buçuktu katiyetle korkmuştum
Cephede çırpınan asker kadar
Sevgili sesizlik dikenleri batırmakta sineme
Har içinde kalmış yüreğim ne çare
Yunus gibi dalsada gözlerim İbrahim gibi
çağlasa gözlerim,eyyüb kadar olmasada yüreğim
Ha uçtu ha uçacak kafesinden bülbülüm.
Ayaklarıma batan dikenler
acıtmıyor canımı ayrılık yolunda
senin kokunu getirince müjdeci rüzgar
sana varmanın ödülüdür gül yüzün bana.
Tesbih taşları gibi çekmekteyim günleri
Aşk…
sessiz bir ada gibi oturuyor.
Sapsarı saçları
karşı kıyılara uzanıyor.
Eteklerini
ha bire yalancı köpükler süslüyor.
Ben sana darılamam.
Kendime darılırım.
Kendime darıldığım anlarda
Bir sen avutursun beni.
Ben sana darılmam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!