Haylaz bir yaz esintisiydi
Evet aniden esmesinden belli
Sen gibi aceleci serin ve derin….
Küçük ama yeterliydi..
Doymasamda Şükrederdim..
Kim doymuş ki aşka kim bahtiyar olmuş?
Hangi çiçek solmamış ki aşk yolunda
Hangi aşık yaşlanmamış..
Ve hangi Ferhat unutmuş
Sevdiği için bir Havva kızını…
Aşkın kucağında ne kadar küçüksün gönlüm
İhtirasın rüzgarın da körpe bir fidan benliğin.
Kabartma tüylerini sakın
Göstermeye çalışma bencilliğini bu kadar büyük.
Aşkın kuvvetine dayanamazsın
Uzak bir ülkenin kurak topraklarıydın sen.
Yağmura suya berekete hasrettin belki.
Gözlerini dikip ufka yağmuru bekledin
Günler geceler aylar boyunca.
O kadar özledin ki bengisuyu..
Sen gideli ben buralarda garipler garibi
İskeleye bağlanıp unutulmuş bir sandal
Yağmursuz ülkelerin kurak toprakları
Taş kaldırımlarda üşüyen bir kedi yavrusu
Araba camlarına vuran mendilci çocuklar gibi
Vuruyorum işte camlarına.
Sen
İki göz arsına gerilmiş
İki kaş. iki sırat köprüsü.
İncecik bilekler üstüne inşa babil.
Bülbülün göremediği aşk goncası….
Deki bir bütündü aşkımız
Doğru evet bütündü
Taki ekmekten dilim
Ayrılıncaya kadar….
Sabahtan uçurdum hasret kuşlarını
Kanatları pek ağırdır epeyce uzun yolları.
Kuş bakışı sevdalar yükledim kanatlarına
İnciler zeytin dalları menekşeler güller.
Hüzünlü Bir masaldan kalma camdan ayakkabıları.
Tatlı bir bahar gecesi pencerem açıktı
Masam da mum kendi kendini eritirken,
Usulca aralandı perdemin ucu. Uzaklardan,
Selam getirmiş tatlı bir meltem. içime çektim,
Kokusunu. anlamaya,avunmaya, çalıştım. Ama,
Ne kadar da çabuk gitti. perdemin kenarı bükük,
Duygularım sarı sonbahar
Gözlerim solmuş yaprak rengi
Ne duyumsasam ne anlatsam kuru.
İçi boş şişeler gibi faydasız suskun..
Gelmeyin üstüme gelmeyin! !




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!