Türkün töresi birdir. Mefküresi bellidir.
Birlikten ayrılmayın, birlikte rahmet vardır.
Sarsa da dört bir yanı ihanet, fitne, fesat,
"Uyan Türkoğlu...!" deyip Gökbörü uyanacak.
Ergenekon'dan çıkıp, şanlı sancak ellerde,
Görmek ışık oyunudur..
Gözün gördüğü cisimdir.
Kalben sevemeyince
İnsanoğlu çok aldanır.
Ön yargılar göze perde,
Bakarsan sen eğer böyle;
Kardeşliği bu millete çok gören,
Başarıya hep melanet rol biçen,
Her olayı ayrılığa yol eden,
Kıskanç kula ne diyeyim azizim?
Bu dünyayı kendi tahtı zanneden,
Bir lahza gülümse, güneş gölgende kalsın.
Geçen ömrümü unutayım, gelecek senin olsun.
Tohumlar saçılsın mümbit topraklara, çocukça...
Sevgiyle, umutla, riyasız ve çıkarsız; barış yeşersin...
Yıldızlar göz kırpsın; ayla güneşe,
Betona bulaşmış kanlı yüzleri,
Tarifsiz, bir garip, parlıyor gözleri.
Nerde annem, babam, nerde kardeşim?
Oyuncağım nerde?
Nerede yaşım?
Ben Filistinliyim,
Gönlüm kalbur olsa, kalbur üstüsün
Beyaz gelinliğin güzel süsüsün,
Dünyalar bir yana, sen bir tanemsin,
Sonsuz ahirette, cennet gülümsün...
Çekilesi çilem, en hoş cümlemsin.
Tomurcuk olmadan gonca gül açmaz.
Vakti gelmeyince bir yaprak düşmez.
Dertlerin çoksa da düşme yeise.,
"Derdim büyük", değil "Rabbim büyük" de...!
Umudun yitirme, çalış çabala.
Huzursuzsa aile, başa gelir her gaile.
Yavrusuna kol, kanat, siper olurken anne,
Ne oldu bize böyle, nasıl geldik bu hale?
Gökten nefret mi yağdı, Yerden kin mi yeşerdi...
Baba çocuklar için ömür boyu koşardı.
Geçimi zor olsa da hep saçını okşardı.
Gül çiçekler şahıdır,
Yaradan misakıdır,
Kalplerimizde huzur,
Gözlerin ziyasıdır…
Gül yaprağı bir ömür,
Bir yol var sonsuza giden,
Biletsiz yolcudur insan,
Hayat denen güzergahta,
Ömür diyorlar zamana...
Tek yön var, dönüş olmayan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!