demini almış yüksek bir ölçüdeyim,
delilik ayarım kaynadıkça,buharım tütüyor.
ellerim düşmüş masanın üstüne
avuç içi falım, hiç iyi şeyler söylemiyor.
beraber doğurduğumuz umut adlı o çocuk,
şimdi hangi çöplükte saklı bir torba içinde.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




hatırlayamadıkça daha çok zorlar insanı böyle yazdırır işte,, tebriklerle usta
Deyim yerindeyse, 'insanın içi bazen çıfıt çarşısına' döner. Tümceler sırıtır, sözcükler dizgesinden fırlamıtır; paslı kilitler vurulur çiçekli bakçererin demir kapılarına. Bir sessizliğin çırpınışını duyar insan, bir derinliğe düşer ansızın... Kavgalar, barışlar, ayrılıklar vuslatlar birbirini izler; zaman geçtikçe insan çeklir kendi iç dünyasında tüm varlığınız gizler. Severek okuduğum içsel dönencenin çıkılmayan labirentleriydi yaşam... Başarılar dost şair...
aslında beni başa döndüren şiirlerin adı oldu cevat çeştepe..dönüp bir daha okuyorum..bir sır perdesi var, perdeyi kaldırıp baktığımda, ağaçlar sık, dallarının arasında sis var..mutlaka bir nehir var ve bu denize dökülüyor..şırıltısını duydum, sisin dağılmasını bekliyorum.......kutlarım üstadım..sonsuz saygılar size..
tebrikler ,üstadım.
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta