Bir şâha kul olmayanın tâcı hebâdır, bil
Taht-ı hevâya çıkanın bahtı belâdır, bil
Bir dergâha yüz sürmeyen yüzsüz kalır âlemde
Eşik toprağıdır cânın devâsı, şifâdır, bil
Hırka vü tâc ile olmaz bu yolun erkânı
Nefs ateşi sönmeyince her söz riyâdır, bil
Bir toy kurulur içte ki davulu sükûttur
O toyda çalan sırdır, nâra değil, sedâdır, bil
Bir söz vardır söylenmez, lisân onu tanımaz
Melek bilmez o sırrı, hikmet-i Hudâ’dır, bil
Bir kuş olur gönül, lâ-mekân’a kanat açar
Kafes beden kırılmazsa uçmak hayâldir, bil
Bir şarâb içilir kim kadehi yok, rengi yok
İçen ayık görünür, sanma ki aymazdır, bil
Aşksız geçen nefesler sayılmaz ömürden
Zîrâ o nefesler ki geçer, hepsi ziyândır, bil
İlme güvendim bir dem, yüküm ağırlaştı
Cehl-i muhabbet daha hafif, daha râhtır, bil
Bu şi’r fenâdan söylenip bekâya varır
Alan alsın nasîbince, gerisi rüzgârdır, bil
Kayıt Tarihi : 23.1.2026 13:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!