Bir Kadın Gülmeyi Unuttuğunda
Daha dün gibiydi oysa,
Adımları dünyayı titretirdi,
Cıvıl cıvıl bir bahar sabahı gibiydi gülüşü.
Dokunduğu yerde çiçekler açar,
Sesi, en hüzünlü odayı bile şenliğe boğardı.
Gözlerinde gökyüzünün binbir rengi,
İçinde hiç bitmeyen bir çocuk neşesi vardı.
Sonra biri girdi hayatına...
Kendini adam sanan, hoyrat bir gölge.
Önce sesini kıstı kadının, "çok konuşuyorsun" dedi,
Sonra neşesini budadı zalimce, "fazla gülüyorsun" dedi.
Kadın, onun o karanlık dünyasını aydınlatmak için
Kendi ışığından verdi parça parça.
O ise aldıkça arsızlaştı, tükettikçe devleşti,
Kendi yetersizliğini, kadının ruhunu ezerek gizledi.
Şimdi bakıyorum o kadına;
Gözlerinde asılı kalmış bir kış soğukluğu.
O cıvıl cıvıl kız çocuğu, gitmiş uzaklara,
Yerine suskun, kırgın, yorgun bir çınar bırakmış.
Gülmeyi unutmuş yüzü, hatları keskinleşmiş,
Çünkü arkasında, onu başarıyla tüketen,
Gönlü fukara, ruhu vefasız bir adamın izi var.
Bir kadın gülmeyi unutmuşsa eğer,
Kendi kendine solmamıştır o.
Baharı müjdeleyen bir ömrü,
Bir kış gecesine çeviren bir nadanın kurbanı olmuştur.
Ama bilmezler ki;
Toprak altındaki tohum misali,
O cıvıl cıvıl kadın, o küllerin arasından
Bir gün elbet yeniden doğar, yine gülümser dünyaya.
Kayıt Tarihi : 25.06.2026 09:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!