Varlığın, servetin soyka evinde,
Dost bildim kendime, yad ettin beni.
Ciğerim içine, korlar düşürdün,
Yanık bir ozana, eş ettin beni.
*
Sarı şalı, atıp gezme bayırda,
Ziyan olur, değen nazar tenine.
Dudağından çıkan, yalan yemine,
İnandım da, sonra hiç ettin beni.
*
Sırma saçlar, topuğuna inince,
Çatık çehren, o kemana bakınca.
İnce tülü, suretine takınca,
Kırık bir testiye, denk ettin beni.
*
Kuşak olsam, o beline dolansam,
Rastık olsam, kaşlarına sürülsem.
İnat etme, eşiğine serilsem,
Bostandan sökülen, ot ettin beni.
*
Mahşer yerindeki, büyük sorguda,
Şüphede kalmışım, pusulam şaşkın.
Ten canı tanımaz, o son kurguda,
Gurbet ellerde, zayi ettin beni.
*
Gençliğin çürüsün, kalsın yarına,
Kimse su serpmesin, senin narına.
Aldırma, biçare ahuzarıma,
Issız sahralarla, bir ettin beni.
Kayıt Tarihi : 10.1.2026 23:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!