Lamba söner,
Oda karanlığın kirli paslı eteğine sığınır.
Bilirsin, bazı gidişler vardır;
adam evde yokken bile evi doldurur.
Sokak ıslak bir tütün tabakasındandır yağmurdan sonra,
Caddeler üzerindeki gölgeleri unutur,
Ama ben unutamam.
Bir adam geçer kalbimin kaldırımından,
Adı yok,
Rengi, suratsız bir akşamüstü grisi.
Ama geçtiği yer var ya...
Orada bir şeye benzemeyen bir koku kalır.
Ne tarçın, ne karanfil;
Düpedüz insan kokar orası.
Hani böyle,
uzun yollardan gelmiş,
yorgun bir trenin camına yaslanmış gibi.
Hayat dediğin,
gözlerini kapattığında arkada kalan o tuhaf uğultudur.
Sanki içimde ruhumun kimliksiz kalması gibi bir şey,
Ve sen geçince,
bütün ev rüzgâra boyun eğiyor.
Dünya büyümez yan yana gelince, bilirim.
Yalnızca,
iki yabancının sessizliği çarpışır
ve ortada ne lamba kalır, ne oda...
Sadece,
dünyanın en kimsesiz yerinde unutulmuş
bir fincan acı kahve.
İşte öyle bir şey.
Geçtiğin yer,
günlerce insan koktu sevgilim.
Kayıt Tarihi : 7.08.2026 10:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İşte öyle bir şey. Geçtiğin yer, günlerce insan koktu sevgilim.




arkada kalan o tuhaf uğultu.
sen geçince
bütün ev rüzgara boyun eğiyor.
...
dizeler arası süzülüyor ruhum.
yürek sözlerinize kalbi şükranlarımı sunuyorum kıymetli şairem.
ruhunun rengini görebildiğim nadir insanlardansın sevgili Özlem, ve dilerim ki, yolların nereye ulaşmak istiyorsan oraya ulaşsın, sevgilerimle.
TÜM YORUMLAR (3)