Hayatın akışında tutturamadık düzen
Güçlüye her şey mübah, haklı sayılır ezen
Kimisinin bahtına karakışta kor yağar
Talihi gülmeyene ağustosta kar yağar
Ferhat ile Kerem'i bu çağda bulmak zordur
Berikine buz olan, ötekilere kordur
Kurumaz kimisinin kirpiğindeki nemi
Ateş denizlerinde yüzer mi mumdan gemi?
İki adım gidilir sana bir kez gelene
Kıymet vermek yaraşır, kıymetini bilene
Sana gülmek yakışır, kirpiğinden kov nemi!
Ancak deniz olana olmak yaraşır gemi
Bu dünya gurbetinde herkes sınanmaktadır
Âhların alevinde tutuşup yanmaktadır
Güneşten payını al; bırak kederi, gamı!
Ne çok hüzün var Rabbim, hayat hüzzam makamı!
Gün olur devran döner, hep böyle gitmeyecek
Gülün haremgâhında baykuşlar ötmeyecek
Nice baharlar çıkar ölgün karakışlardan
Bir gün ayna kızarır utangaç bakışlardan
Bir gün diyet ödenir saçındaki aklara
Vakt erişir, su yürür kuruyan yapraklara
Dünyada güzellikler kelebek ömrü kadar
Üzülme battı diye, gün doğmak için batar
Göğüs kafesimize sığmaz olunca âhlar,
Bir dost muhabbetinde yanan yürek ferahlar
Merhamet geçer akçe, vicdan dönse de taşa,
Bir bakışın can verir kanadı kırık kuşa
Senin gönlün incinse benim bağrım kan olur
Arzla arş arasında bir büyük efgan olur
Tahammül tükenince, tak ettiğinde cana,
Yürekten muhabbetin iyi geliyor bana!
Gün geceyi kovalar; aylar, yıllar akışır
Tebessüm sadakadır, sana gülmek yakışır!
Gece bâki değildir, elbet olacak sabah
Yücelerden kalplere bir gün iner inşirah!
Her canın sahibi var, gönüller kalmaz nâçâr
Bir kapıyı kapatan, binlerce kapı açar
Kalp bir kere kırılsa tamiri mümkün değil!
Elif misali dik dur, Hakk'ın önünde eğil!
04 Haziran 2026/Trabzon
Kayıt Tarihi : 4.06.2026 00:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!