Mana meclisinde sofra kurulur
Bin bir lezzet tadar görebilmezsin
Mürşidine selahiyed verilir
Borçlarını öder görebilmezsin
Saraydan sultandan vardan geçilir
Benim Yaratandan bir dileğim var
Veysel gibi gören göz versin bana
Bu âlemde benim başka neyim var?
Sırrımı sakalayan giz versin bana
Bağrımı yakmasın gurbet elinde
İçimdeki gizli derdi,
Gören tabip istiyorum.
Sargı tutmaz yaralarım,
Saran tabip istiyorum.
Neşe olup,efkarıma,
Haber göndermişsin gelecem diye.
Senmi geleceksin? güldürme beni.
Selam gönderirse,alacam diye.
Senmi alacaksın? güldürme beni.
Göndersen alırım bir deste çiçek.
Gün,sabah ufuktan doğan gün değil.
Gün,sana bir çorba pişiren gündür.
Ömür,gelecektir,geçen gün değil.
Gün, seni dağlardan aşıran gündür.
Gün,ışık saçmalı,sen ise huzur.
Yeni uyanmıştım, gün erken bitmiş
Meğer gaflet koca ömrü eritmiş
Üzerime afakanlar yürümüş
İnsanın gözünü duman bürümüş
Uyan ey kardeşim geçiyor hayat
Tez gitti elimizden deli dolu akmalar
Bilmedik sayılıyor yediğimiz lokmalar
Bol estik, bol savurduk sayılı nefesleri
Çok yerine getirdik gereksiz hevesleri
Kimse durduramazdı bizi o genç çağlarda
Ne bir aç doyurdular,ne bir öksüz sordular.
Her gün içti,sızdılar,göbekli arkadaşlar.
Ne yandaki komşuyu,aç yatarken gördüler.
Çilingir sofrasında,gün akşamları başlar.
Böyle tutarsız dılar,göbekli arkadaşlar.
Bir duvarın gölgesinde.
İten garibim, yoksulum.
Azığı yok heybesinde.
Biten garibim, yoksulum.
Yarım kuru ekmek payı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!