Yaşamak dediğin
Astarı yüzünden pahalı bir aşk değil mi?
Aç domuzlar gibi kurcalar insanın beynini
Hınzır gülümseyen hayali rüyasına sığmaz sevgilinin
Bir yalnızlık ormanında
Gölgesinden kaçan bir kuyruğu tenekelidir zaman
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




yürekten kutlarımmmmm
' Ahmet Zekai Yıldız ' ismini siirlerinin altinda yorumlari ile görmek beni mutlu eden...
sevgi-saygi ile
Tebrikler...Kutlarım kaleminizi...
Saygı ve sevgilerimle...
''Bin Asırlık Paranoya
Yaşamak dediğin
Astarı yüzünden pahalı bir aşk belki
Aç domuzlar gibi kurcalar adamın beynini
Hınzır gülümseyen hayali rüyasına sığmaz sevgilinin
Bir yalnızlık ormanında
Gölgesinden kaçan bir kuyruğu tenekelidir zaman
Her ağaç ona benziyor
Her budağında onun gözleri
Bir ağaç dalı kadar elleri var onun
Boğazını sıkan hep onun elleri
Sus ve dinle ey yüreğim
Ağaçlar onu fısıldıyor yine
Eli tırpanlı kara birileri
Peşini bırakmıyor bir türlü
Varsayalım ölüverdi ansızın garibim
Faili meçhulü olacak gölgesi
Gözleri fal taşı tüyleri diken diken
Gölgesi kovaladıkça
Uykuları kaçıyor biçarenin
Gökte yıldızını tüketmiş puslu bir ay ile
Yüzünden yüzsüzlük akıyor gecenin ''
Ahmet Zekai Yıldız
Ustaca yazılmış bir şiir... Gerçekten iyi ki rastladım sayfalarınıza...Selamlar...Halenur
Çok hoş bir şiir, zevkle okudum Ahmet Bey tebrikler
Bir aşk hastalığı ki gururuyla, kuşkularıyla, güvensizliğiyle ve bencilliğiyle paranoyaya dönüşmüş, yaşamı çekilmez hale getirmiş.......kutluyorum çok etkileyici ifadesiyle bu güzel şiirinizi......tüm yüreğimle, tam puanımla...........Saniye Sarsılmaz
Gökte yıldızını tüketmiş puslu bir ay ile
Yüzünden yüzsüzlük akıyor gecenin
Dönüşün muhteşem, şiirin harika tebrikler hacam
Yaşamak dediğin
Astarı yüzünden pahalı bir aşk belki...
Yüreğine sağlık hocam... Özlemiştik şiirlerinizi.
Saygılar...
ŞİİR PERİSİ grubunun 41. hafta etkinliğinde başarılar dilerim bu şiirinize...
ÇOK GÜZEL BİR ŞİİRDİ....
TEBRİKLER SN YILDIZ
YÜREĞİNİZE SAĞLIK
Bu şiir ile ilgili 25 tane yorum bulunmakta