01.06.1960 tarihinde Bursa ili,Keles ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokul eğitimini burada yaptı. Liseyi Karcabey'de tamamladı.İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Resim bölümünü bitirdi. Eskişehir Anadolu Üniversitesinde lisans tamamladı. 1980 yılında Kırşehir, Kaman-İsahocalı'da resim öğretmenliğine başladı. Kısa sürelerle okul müdürlüğü ve ilçe milli eğitim müdürlüğü görevlerinde bulundu.
Resim, şiir, öykü, karikatür ve heykel çalışmaları bazı gazete ve sergilerde yer almıştır. Temmuz 2002'de 41.Bursa fuarı kapsamında doğa arıtması ağaç heykel ve yağlıboya resim çalışmalarını 'Çobanımsı Yalnızlıklar' isimli sergiyle Bursa TKM'de izlenime sundu. Ekim 2002'de I. Türkmen-Yörük şenliği açılışında son şiirlerini ve ağaç heykel çalışmalarını sergiledi. Ağustos 2003'te Çobanımsı Yalnızlıklar isimli şiir kitabını yayımlamıştır. 2004 ve 2005 yıllarında yerel bir gazetede 'Dağlı Öyküler' başlıklı yazıları yayınlanmıştır.
Evli ve üç çocuk sahibi olup, halen Keles'te resim öğretmenliği yapmaktadır.
Eserleri
Şiir Kitabı:Çobanımsı Yalnızlıklar-2003-Kendi yayını
Hikayeler:Dağlı Öyküler-Gazete-Devam etmiyor.
Heykel:Doğa Arıtması Ağaç heykel-sergilerde yer aldı
Resim:Yağlıboya-Akrilik-Suluboya çalışmaları sergilerde yer aldı.
Karikatür:Çeşitli yarışmalara katılıyor.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!