Sen gideli kaç adım oldu,
Zamanın iki eli birbirine kaç kez değdi,
Kaç nar kurudu, kaçı soldu,
Güneş kaç kez doğmayı reddetti,
Bilirim.
Pargalı son nefesini nasıl aldı,
Süleyman son nefesini nasıl verdi,
İrem bahçelerinin salıncağı neden çürüdü,
Yukarıdan izleyen sevdiğim ne dedi,
Bilirim.
Celladına koşmayı bilirim,
Gözlerinle büyülendiğim günden beri.
Beklemek nedir bilirim,
Kalbim kefen giydiği günden beri.
Oysa beyazlar sana yakışırdı, günahlar bana,
Saçların bulanmasaydı nehir gibi akan kana.
Yalnızlık haram olurdu her ikimize,
Sokmasaydın hançeri, tan yerine.
Ömrü kısa, içi temiz, dışı rengarenk kelebekti,
Kozasına yuva yapan mâr, onu yemeseydi.
Arkandan etmediğim her isyana kızgın,
Ettiğim her söze kırgın kızıl gözlerim.
Artık balkonumda sigaramla Şafak'ın söküşünü izlerim.
Bilirim,
Özgürsün.
Bilirim,
Mutlusun...
Kayıt Tarihi : 30.03.2026 19:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hikayeye gerek yok, anlamak için gözlerini kapatman yeterli.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!