Cumhuriyet güneşini
Çıra çıra kazandık biz
Karanlığın ateşini
Kıra kıra kazandık biz
Duman dağları bürüdü
Ciddiyet, güler yüz; uzak bu söze
Ya cıvık ya yüzü asık öğretmen
Güneş gözlüğünü takıp da göze
Gerinir, kasınır, kasık öğretmen
Geç girer, tez çıkar; boş geçer dersler
Saygıdeğer Hocam Ahmet Necip Günaydın’a.
Duruşu kitaptır, sinesi okul
Yürüyüşü derstir Necip Hoca’mın.
Gerçeği bulmada ölçüsü akıl
Arayışı derstir Necip Hoca’mın.
Öğretmen dediğin gülen adamdır
Kaşlarını çatıp somurtan değil
Güzel söz demeyi bilen adamdır
Küfreden bağıran homurtan değil
Tavrıyla takdire şayan kişidir
Ölüm varmış anladık
Ölsek de kurtulsak
Anladık tamam artık
Ölsek de kurtulsak
Dinden dem vurursunuz
Maaşı düşünür emekli olmaz
Liyakat yoksunu, hünersiz müdür!
Menfaatten başka kaygıyı bilmez
Gamsız kasavetsiz, kedersiz müdür!
Müdür dediğinin derdi olmalı
Otuz Ağustos ki Türk milletinin
Makûs talihinin döndüğü gündür
Papazların vaadi büyük cennetin
Bomboş hayallerin söndüğü gündür
Tarifi zor değil görünenlerin
Geleceği uzaktan
Sezene Arif derim
Sözü kalın elekten
Süzene Arif derim
Kükrer sanki bir aslan
Düşü zengin, bağrı yangın, şiiri engin ozan Halil OZAN’a.
Şiirlerin çok hasretlik çektirir
Yaz yolla Ozan’ım, yaz yolla sen.
Ateş verir efkârımı yaktırır
Köz yolla Ozan’ım, köz yolla sen.
Kalemi keskin, duygusu baskın, sormadan suskun Ozan, Halil Ozan'a.
Ne varsa orta yere
Atasım var Ozan'ım
Her şeyi birbirine
Katasım var Ozan'ım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!