Göz göre göre düştüm o buzdan uçuruma,
Bile yıldıza dokunur gibi uzandım ateşe.
Sen ellerini çekerken yavaşça avuçlarımdan,
Biliyordum; bu bir kaza değil, veda marşıydı güneşe.
Üzüleceğimi bildiğin halde kıydın o narin bağa,
Her bir kelimen bir hançerdi, saplandığı yerde kaldı.
Sanma ki gafletinle yıkıldı bu garip gönül dağlığı,
Senin yaptığın bir hata değil, beni kaybetme isteğindi aslı.
Kasten döşendi ayağımın altına o keskin taşlar,
Kasten söndürüldü kalbimde yanan o son ışıltılar.
Hata anlık olur, bilmeyerek dökülür ya dudaktan;
Seninkisi taammüden infazıydı aşkın, en başından.
Şimdi bomboş ellerimle kalakaldım bu tenhalıkta,
Bir veda bile çok görüldü ruhuma, bu enkaz sokakta.
Kırıldım demek hafif kalır bu derin sessizliğe,
Sen beni kaybetmeyi seçtin, bense gömüldüm bu kederli deryaya.
Kayıt Tarihi : 22.08.2026 00:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!