Başucu kitabımın ayracı gibiydin
Her güne geceye seninle başlardım
Habersiz çektin gittin
Ne okuduğum belli ne okuyacağım
Şimdi bende sayfalar karıştı...
Sevdim düşünmeden
ne getirir ne götürür.
Sevdim çekinmeden
Belki de bu aşk beni öldürür.
.
Sesini duysam,
Köhne bir odaydım solmuş güllerle dolu
Öfkelensem de yoktu sıyrılmanın bir yolu
Ne inkârım ne feryadım bir işe yarıyordu
Bitkin bir afyonkeş kadar pervasızda nefsim
Şımarmıştı, kabarmıştı intikam hislerim
Aylar geçti; dün gibi. Bu gün gibi aklımdasın.
Hayır! Hayır! Sen benim için çok farklısın
O günden beri her gökyüzüne baktığımda,
Bulutlar arasında mavi gözlerini aradım.
Pusu kur ve düşür beni ağına
Göz dikeyim sana vuslat yoluna
Ne zaman gözlerimi kapatsam
Davetkar hayalin çıksın karşıma
Pusu kur ve düşür beni ağına
Kadın – Aa! Hoş geldin. Nasılsın?
Erkek – Hoş bulduk. İyiyim. Siz nasılsınız?
Kadın -- Ben de iyiyim. uzun zaman oldu görüşmeyeli.
Erkek -- Evet, epey oldu. Neredeyse 27-28 yıl.
Kadın -- zaman ne kadar çabuk geçiyor değil mi?
Erkek -- Evet ne yazık ki.. Yaşlanıyoruz..
[Verse 1]
Bir çatı altında iki yabancı
En masum sözler bile can yakıcı
Ne sen bana mecbursun ne ben sana
Aşk bitti, yok artık bunun ilacı
Avutma beni
Yüreğin ince ince sızlamıyorsa
Dur, ne olur, bana aşktan dem vurma.
Kalbin her an benimle atmıyorsa
“Seviyorum” diye söylenip durma.
her gördüğümde güzelliğine
mest olduğum bir gül gibisin
Hep Uzaktan baktım sana
yandığımı nereden bileceksin
saatler dursa akmasa zaman
Bir kalbin yok ki olsun senin gönül sızın.
Yemin gibi çöktün kaderime ansızın,
Bir kalbin yok ki olsun senin gönül sızın.
Yemin gibi çöktün kaderime ansızın,
Çarpa çarpa sitemleri gönül kubbeme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!