1441 gün…
Ve yazgım hâlâ aynıydı.
Yazgısında yetimdi,
sevdasında yetimdi…
Garipti işte; ne yapsın?
Ciğeri söküldü de
kimseye göstermedi.
Sırtındaki ağrıyı,
bağrındaki yangını,
gönlündeki sızıyı…
Sessizce taşıdı.
O, yalnızca
evlat olmanın hakkını veren,
ardında güzel bir intiba bırakarak
göçüp giden bir babanın evladıydı.
Ben ise hâlâ
senin bıraktığın cümlelerin içinde yaşıyorum babam.
Seninle hasbihal edebildiğim
her konuya,
her davaya,
her söze hasretim.
Baba…
Yaşadığım müddetçe
bana ne öğrettiysen
hepsi ceplerimde.
İşimde karakterim,
karakterimde sen varsın.
Bir avuç umut,
bir parça gün ışığı,
yolumu kaybettiğimde
önüme düşen bir aydınlık…
Hepsi senden.
Şimdi ne desem
gönlüm göçmen kuşu…
Kıbrıs’a uçsam,
memleketin yollarına düşsem,
denizleri aşsam da
iliklerimde hâlâ memleket sevdası var.
Çünkü ben
memleketi de senden öğrendim,
sevmeyi de…
Baba,
yine gel.
Bir kez daha sarıl bana,
memleket gibi sarıl…
Öyle sıkı sarıl ki
göğsümdeki ateşten gömlek
bir anlığına soğusun.
Sever kızın…
Ne sevdası geçer,
ne yazgısı…
Ben yazgımdan da razıyım,
imtihanımdan da.
Çünkü bana düşen her acının
içinden bir şükür çıkarmayı öğrendim senden.
Bil isterim baba…
Kimseye göstermediğim yaralarımla güçlendim.
Kırıldım, sustum,
eksildim sandılar.
Oysa ben
senin öğrettiğin yerden
yeniden doğruldum.
Şimdi sen,
beyazlarda gülümse…
Ben burada,
senin bıraktığın yerden
hayata devam ediyorum.
Adını kalbimde,
öğrettiklerini ceplerimde,
özlemini göğsümde taşıyorum.
1441 gün oldu baba…
Ama insan
babasını kaybettiği gün büyümüyor.
Babasını özlediği her gün
biraz daha yetim kalıyor.
Ben hâlâ senin kızınım.
Ve hâlâ
bir gün kapı açılacak da
“Gel kızım” diyeceksin diye
içimde bir yer
sana sarılmayı bekliyor…
Kayıt Tarihi : 11.08.2026 08:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!