Yıldızlara bakıyorum gözlerini unutmamak için,yıllar önceki elânın hâtırâsı,biliyorum.Şimşekten korkuyor zârif yüreğin,biliyorum.Harap sokaklarda şemsiye tutuyorum hayâline.Konuşmalarımı anlamıyorsun.Son nefeslerim derken,ömrümü sana verdim.Ölmek isterken son kez dokundum kanatlarına.Güvercinler uçmuyor ülkemde.Özlemesen de özlüyorum,silsen de gülüşünle boyanıyorum.Sen benim gökyüzümsün.
2020
Sisli düşünceler ile terastayım.
Ezan-ı Muhammed-i ile âraftayım.
Ben mi yaşıyorum bendeki insanlar mı.
Sabretmek mi zor içimdeki bu hayat mı.
2016
Bad-ı saba ile varıp cemaline,
Dayanır mı dilbest ateş-i hecrine.
2017
Umut semtinde bir yabancı.
Her adımın tozu özlem,sesi acı.
Yollar çıkmaz,beklenen gelmez.
Rüyalar da yorulur,beklenen bilmez.
Her soluk ağır,
Her soluk yavaş.
Her nefeste çatlıyor damarlarım,içremde hasretin mecrur.Ölüm ve yaşam gibisin.Gözlerimde elânın gölgesi,her muhalde sen...Her sâniye nisyan,sedan,kokun,mâ-i can...Yeşil kadar harif,siyah kadar naif olamadım.Fuat yakamoz sen gideli,her gece silüetin...Dalga vuruyor kıyılara,gözlerden taşıyor.Sen ve ben,imkansızız.Kolay sevdim,kolay unutamıyorum,beyaz güvercini özlüyorum.Dünyâ girdap,belki son bir kelam,sevelim kuşlar susmadan.
2020
Zamanla değişir her şey,mahalle,insan,yaşanılan an.
En güzel geçirilen vakittir,mâziden geriye kalan.
Yapılır hatâlar ama unutma bir tövbe kapısı var.
Nazlı bir çiçek gibisin,kurumuş,bir yudum su arayan.
Esip gürle,aşk ile sünnete uy,dallarını korursun.
Pınarlar yetmez olur sana,Mevlâ'nın mâşuku olursun.
İmkân-ı hayal ile mâ-i cân-ı nefes.
Verâül verâ havâtır,Mihriban-ı bes.
Dilbest avâre gülizar,cefâ muhâlin.
Üsfur dem-i sekran,hezeyan telli kafes.
2020
Dostum dinle sefâletimi.
Şiir akıtan gözlerimi.
Her dem aşk ararken,
Toza bürünen benliğimi.
28/9/2019
İnsan bu,su misâli akıyor kaderine.Edep kanatlarını takarsa uçar.Takmazsa herkesten kaçar,başta kendinden.Bir edebi terk edince ne fazîletleri kaçırırız.Belki de Mevlâ'mızın o kadar hoşuna gidiyordur ki o edebi bizde görmesi,bu yüzden o edebi terk edince bize musîbet veriyordur,gerçi biz musîbetlerimizi yaptıklarımızla isteriz,Rabbimiz de istemeyerek verir.Aah insanın her takvim yaprağı kopunca daha takvalı olması gerekirken,bu geriye dönüş de ne?Düşünüyorum ve satırlara şunları fısıldıyorum,terkettiğim çok edep var.
2015
Duygusal Eylül'ün serin gecesinde,yine yağmurla doldu suskun kaldırımlar.Kim bilir kaç kişinin acısını taşıdılar.Mutluluklar,üstünden kahkahalar atarak geçerken,acaba kaç acıya tanık oldular.
Kanadım kanlar içindeyken,sıcak yatağıma yatıp,edepsizce uyumak istemiyorum ve dalamıyorum sahte uykuya.Ve düşünüyorum.Ben hangi kaldırımları yağmura boğdum?
09/2016




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!