Asya yollarında gezen ozanlar,
Midas gibi tartar, bozuk mizanlar,
Dillerinden akar, zehir kazanlar,
Masallarla uyuturlar milleti.
*
Dinleyenler bilmez, gerçek haberi,
Hiç tükenmez bunların, o kederi,
Arasan da bulamazsın, edebi,
Sürekli başa sarar, o illeti.
*
Dedikodu arar, ıssız sokakta,
Aklı kalır herkesin, o konakta,
Bir sır kalmaz inan, köşe bucakta,
Söylemden doğurur, büyük zilleti.
*
Süslü sözler kurar, kötü tuzağı,
Kimse görmez, ıraktaki uzağı,
Dönüp durur, değirmenin kazığı,
Eğilir insanlar, dinler hevesle.
*
Anlatırlar durmadan, boştan boşa,
Vurdurmasın kimseyi, taştan taşa,
Gelir bunlar, her zaman yine başa,
Uykuya dalarlar, o boş nefesle.
*
Gevezeler durmaz, konuşur her an,
Bitmez inan, onlardan akan yalan,
Dolanır dillerde, tükenmez talan,
Zamanı harcarlar böyle, tiz sesle.
*
Kılıç gibi keser dilleri, derin,
Yara açar sözleri, serin serin,
Acı verir derinliğe, yerlerin,
Dudaklardan dökülür, zehirlerin.
*
Sözcükleri, eğip büker sürekli,
Hiç duramaz, çünkü ateş yürekli,
Sanma onu sağlam, büyük bilekli,
Gösterir her zaman, o kibirleri.
*
Heceleri döker, kaynatıp suyu,
İçine çeker hep, derin bir kuyu,
Böyle gelir geçer, o zalim huyu,
Geride bırakır, bütün kirleri.
*
Kahvelerde durur, bütün ahbaplar,
Meydanlarda dolaşır, hep erbaplar,
Dağıtılır havada, pis kitaplar,
Duyulmaz olur, o asıl gerçekler.
*
Gevezelik olur, en büyük meslek,
Dudaklarda barındırır da, köstek,
Kimseden istemez, ufak bir destek,
Boş sözler içinde, solar çiçekler.
*
Aklı çeler hemen, tatlı gülerek,
Dost gibi görünür, seni severek,
Arkadan iş çevirir, hep bilerek,
Kırılıp dökülür, bütün yürekler.
*
Fırsat kollar, elinde duran adam,
Her cümlede, aramaz asla anlam,
Hayatı, insanlarda yapar hep gam,
Fırlattı her şeyi, çetin yollara.
*
Şehirler içinde, dolaşır boşa,
Ayakları takılır, kara taşa,
Getirdi büyük dertleri, hep başa,
Kelepçe vuruldu, bütün kollara.
*
Dillerinde bitmez ki, asla diken,
Kendisidir, zehir tohumu eken,
Acılı dertleri, her zaman çeken,
Sakın çıkma, onun ile kırlara.
*
Rüzgar eser, dalgalanır o deniz,
Korkudan sararır, her zaman beniz,
Toz toprak içinde, tıkanır geniz,
Söylenti yayılır, bütün deryaya.
*
Yazmaz asla, güzel şeyleri kalem,
Yürekleri boğar, büyük bir elem,
Toplanır seyirci, sonucu alem,
Siyah renkler, yayıldı o dünyaya.
*
Kurulur cümleler, iki üç hece,
Uzadıkça uzar, o soğuk gece,
Sözleri kendince, aslında yüce,
Kara basan girer, her bir rüyaya.
*
Söndü ateş, tütmez oldu o ocak,
Açılmaz kimseye, bir sıcak kucak,
Kesiyor hızlıca, o keskin bıçak,
Kapıldı insanlar, serin yellere.
*
Özgürlük bitti de, kuruldu kafes,
Kırıldı kalpler de, tükendi heves,
Alınmaz olundu, kısa bir nefes,
Kaptırdık her şeyi, coşkun sellere.
*
Sular gibi, yoldan sapar o akış,
Gizli tuzağı anlatır, o bakış,
İşlendi beyine, kötü bir nakış,
Muhtaç kaldı herkes, yaban ellere.
*
Gelmez oldu mevsim, dönmez ki bahar,
Kurudu suyumuz, akmıyor pınar,
Yıkıldı bahçede, o ulu çınar,
Düştü bütün karlar, ulu dağlara.
*
Kurulur her yerde, bir büyük pazar,
Destanları ancak, korkaklar yazar,
Kazıldı umuda, derin bir mezar,
Kurumlar saçıldı, yeşil bağlara.
*
Çürüdü toprakta, ekilen tohum,
Kesilir nefesler, tıkanır boğum,
Gerçekleşmez inan, yeni bir doğum,
Adım atılamaz, aydın çağlara.
*
Tuzaklara, herkes kanmasın asla,
Dinleme onları, kör ihtirasla,
Boşaltılmış sözü reddet sen, yasla,
İnanma, geveze sahte sözlere.
*
Safça inanmamak, aslında gerek,
Kendine gel hemen, şöyle bilerek,
Sırtını dön ona, ismi silerek,
Perde inmesin hiç, güzel hislere.
*
Teslim olma asla, o boş sağ sola,
Ayıl hemen şimdi, girme dar yola,
Fırsat verme, ucuz insan ve kula,
Değer verme asla, beter gizlere.
Kayıt Tarihi : 5.04.2026 14:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!