Gülüşün çınlayacak ansızın kulaklarımda,
Geceye düşen her şarkıda seni bulacağım.
Geçtiğimde sevdanın sokağından bir başıma,
Bir çocuk edasıyla yine sana varacağım.
Aklıma düşeceksin inan her baktığım yerde,
Hayaline kaldırdım kadehi, sessizce.
Hesap sordukça, hatıralar düşlerime.
Adını mırıldanıp, beş harf, iki hece.
Yokluğunla sabahlayıp, içtim o gece.
Yitik düşlerimin yankısı sardı beni;
Sildim gönül defterinden ismini
Nisyan eyledim unuttum cismini
Masamda kalan yırtılmış resmini
Ateşe armağan ette öyle git
Hatıralar çarparken ansızın benliğime
Kaybolup giden sokak lambasında seni ararım
Vuslatı sararken duyunçsuz geceler
Lal olup susan dilde seni ararım
Penceremde konaklarken usul usul düşen yağmur,
Kaybolup gittiğin o sokakta seni ararım
Yağdıkça silerken şehirden tüm izlerini,
Yitirdiğim zamanda seni ararım.
Ansızın dalıyorum bazen
Yıldızlar bir bir düşerken iyesiz geceye
İçimdeki karanlığı anla artık Ankara
Sığmadı sevdam üç harf bir heceye
Şahidim ol şahidim artık Ankara
Nemli gözlerle meydanlarında yürüdüm
Sonbaharımsın nazlı yar!
Senden sonra gönlüme
Hiç bahar gelmeyecek belkide...
Sarmıyor artık yokluğun yüreğimi
Benliğimde saklı olan gölgeni unuttum
Sildim ansızın karşımda duran hülyanı
Çaldıkça seni hatırlatan şarkını unuttum
Sessiz bir elvedaydı belki de senden ayrılışım
Rüzgarda savrulan saçlarının ahengini unutamadım
Bundan sebeptir süregelen beyhude yaşayışım
Senleyken akıp giden zamanın şehvetini unutamadım
Sahipsizdir inan ki uzaklara ansızın dalışlarım
Bu akşam içimde bir garip hüzün
Aklımdan çıkmıyor mahzun yüzün
Eğer hoşça kal ise son sözün
Ölsem de vazgeçmem senden.
Sevgin içimde inan öyle derinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!