Benim adım Barış ama ben savaşlarla büyüdüm.
Henüz yedi yaşındaydım evimiz yıkılırken,
ve bombaların sesine karışırdı ağlamalarım.
Benim gerçek bir oyuncağım olamadı; mermilerle oynardım.
Savaşa giderken babam eve ben babalık ederdim.
Ve bir gün gitti yine babam, dönmedi bir dahada.
Anam ben ve kardeşlerim yalnız kaldık savaşın ortasında.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




'Nerede benim oyuncaklarım, oyunlarım, hayallerim,
umutlarım?
Benim adım Barış! '
Yasayan gibi dile getirmissiniz. Keske tüm isimler layik olduklari islevi yerine getirebilseler?!. Yeryüzünde tek cocuk kalmasa üzülen, yok olan, acliga kurban giden. Cok sey var yazilacak bu konuda... Düsündürdünüz, sag olun.
Ögretmen
Sükran Günay
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta